İzzet Ayyıldız Şiirleri - Şair İzzet Ayy ...

İzzet Ayyıldız

Yıkılmış köprüler...
ayaklarında kara sulardan izler.
Işıktan yoksun sular,
Sularda kalan anılar...
Bir kıyı boyu umut,
yeryüzünden yoksun

Devamını Oku
İzzet Ayyıldız

İnsan?

Nedensizliklerden yaşama uyarılmış hayatlardan söz etmek isterdim. Nedensiz yere yitip giden nefeslerden, sözlerden, umutlardan… Mutluluğu yakalamaya ramak kalmışken akan gözyaşlarından, hissedilen duygulardan… Size bu gün İnsan'dan bahsetmek isterdim…

(07.08.2014)

Devamını Oku
İzzet Ayyıldız

"Uzaklar yakın gelir"
Eğer kalbine bunu söyleyebildiysen;
başarmışsındır, mutlusundur...

Kapının tokmağını eliyle yavaşça açtı,
İçeride bir ses;

Devamını Oku
İzzet Ayyıldız

Günümüzden yola çıkarak şöyle bir yorumda (bakış açısında) bulunabilirim: Bir düşünüp on adım atmak ve tam tersi olan on düşünüp bir adım atmak. Bir düşünüp on adım attıktan sonra insan on adımının on'unun da doğru olma ihtimalini zor telaffuz eder. Çünkü Tek bir alternatifi düşünerek hareket etmiştir ve on adımı kaldırabilecek bir doğruluk ihtimali çok azdır. On adımdan biri dahi yanlış atılmışsa ve geri dönüşü olmayan bir adımsa, insanı kahreden ve üzen bir durumsa zor kendine gelir ve günümüzde depresyon dediğimiz ve travma yaratacak sonuçlar getirebilir, sonu intihar dahi olabilir. Bu olasılık sadece bir adımın yanlış atılma sonucu olabilecek bir sonuç, ancak birden fazla adımın da yanlış atılabilme olasılığı da çok yüksektir ki sonuçları da çok daha kötü olabilir. Zaman durdurulmayacak ve geri alınmayacak dinamik (süregelen) bir şeydir. Ve attığımız adımlar çok önemlidir. o yüzden mantıklı olan ve daha az hata payı bırakan yolu seçmekte fayda vardır. on düşünüp bir adım atmak gibi. on düşünmek? Neyi kastediyoruz? On farklı bakış açısı mesela, ya da on farklı unsur veya on farklı sebep, sonucu on seçenek doğuracak bir durum belki. Düşünecek ve mantıklı ve doğruya en yakın olan seçeneği seçeceğiz. İnsan akıllı bir varlıktır, bunu düşünecek kadar da zihni yorması gerektiğini düşünüyorum. Dedim ya geri dönüşü olmazı zor hataları geriye alması da aynı zorlukta olacak ve çok fazla sıkıntı çekecektir, üzülecektir.
Bir kez daha düşünün ve kendinize sorun...

(13.09.2014)

Devamını Oku
İzzet Ayyıldız

İyisi mi gidelim…
Gittiğimiz her yerde kendimize uğrayalım.
Ne var ne yok, hal hatır soralım.
Kimler, neredeler, ne yapıyorlar,
Kendinizi düşünüyorlar mı, hatıraları özlüyorlar mı,
Sorun bunların hepsini, maksat muhabbet olsun,

Devamını Oku
İzzet Ayyıldız

Eleştiri’yi Eleştiri

Doğruya yakın ve sağlıklı bir eleştri, ancak birden fazla perspektif ile analiz edildikten sonra yapılabilir.

(28.08.2014)

Devamını Oku
İzzet Ayyıldız

Ben’cillik değil, Biz’cillik

Bugün kendime geldim, kendime baktım, kendimle tokalaştım, kendimle konuştum, kendimle gezdim dolaştım, kendime çay ısmarladım gözleme yedim, kendimle vedalaştım, kendime güldüm, kendimi sevdim.
Evet ben'cillik gibi algılanabilir, biz'cilikti halbuki.

(19.10.2014)

Devamını Oku
İzzet Ayyıldız

Özel isimleri ve özel cisimleri sevdiler, gözlerinin yaşına hiç aldırmadılar.
İstedikleri güvendi, sarsıldılar.
İstedikleri güçtü, olan da göçtü.
İstedikleri servetti, kaybettikleri samimiyetti.
İstedikleri her şeydi, unuttukları tek şeydi:
İnsan…

Devamını Oku
İzzet Ayyıldız

Bir sebeptir halbuki.
Sevmeye dair, inanmaya dair ve güvenmeye dair.
Ses rengindeki o gülümsemeli dalgayı hangi rüzgar anlatabilir ki,
İçini gıdıklayan ve dudaklarının kenarındaki kıvrıma uğrayan ve sonu tebessümle sonuçlanan mucizeyi.

Gülmek..

Devamını Oku
İzzet Ayyıldız

“Medyaların ana görevi bilgi ve belgeleri yaygınlaştırmaktır. Bilginin yaygınlaştırılması demek, haberlerin kamuya mal edilmesi demektir. Bu eğlendirici yayınlar vasıtasıyla da olabilir. Amerika'daki yetişkinler üzerinde yapılan bir ankette, "Dünyada olup bitenlerle ilgili haberleri nereden öğreniyorsunuz? " sorusuna %95 medyalar vasıtasıyla (%64'ü televizyon) diye cevap vermişlerdir; ancak hakim medyanın televizyon olmasına rağmen, yazılı medyayı kullananlar, sadece televizyonu kullananlardan daha mükemmel bir bilgiye sahip olan kişilerdir. Batı toplumlarında ‘asil kültür’ ün taşıyıcısı olan yazılı medyalar, sığ ve mozaik bilgi veren televizyona tercih edilmektedir.” (s.227-228, Türkiye Kanatlarınızın Altında, Ü.Meriç)

Ümit Meriç’in yazdıklarına dayanarak ve günümüzden de yola çıkarak gençlerin, daha yararlı ve daha doğru bilgi birikimine sahip olabilmeleri için öğrenci merkezli eğitim imkânları oluşturmaya özen gösterilmeli, araştırma alanlarını sığ bir alandan geniş bir alana çekerek eleştiri yapabilme ve sorgulayabilme kabiliyetlerini geliştirmeye imkân sağlanmalıdır. Bu noktada dikkat edilmesi gereken unsurlardan biride o kadar yoğun bilgi birikimine sahip olan medya araçlarından ve piyasaya sürülmüş bir ton bilgi yığını içerisinden kişisel gelişime katkı sağlayabilecek, daha akılcı düşünmeyi gerektirecek, çeşitli kültürel birikimlerden ve toplumsal yaşamdan katkı sağlayabilecek kaynakları seçme konusunda daha tecrübeli birikimli, eğitimli rehberler eşliğinde yol gösterici bir eğitim anlayışı geliştirecek yollar aranmalıdır. Görsel yayın organlarını daha eğitici, aynı zamanda eğlendirici programlarla süslendirilebilir. Ve yazılı kaynaklara erişim noktasında kolaylık sağlanabilir olmalıdır.

(02.09.2014)

Devamını Oku