Aksamları erken yatar,
sabahları erken kalkardın sen,
Balkon sefaların kısaydı,
bir kadeh rakı biraz pilaki...
Camına her gece o üç beş taşı
atıp kaçmasaydım ben,
Seheri unutturan upuzun İzmir geceleri,
fezayı bağlayarak yorgun kanatlarına
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı
Devamını Oku
bir güvercin uçurup kıtalar arasından
çağırdın beni
geçerek birer birer sürgün kanyonlarını
derbeder koşup geldim ışıldayan tahtına
yarım koyup bir bardak kurşun rengi çayımı