yaşanmış olabilir şeylerin tamamı
şeyler derken özüne saygısızlık bile yapıyor olabilirim
eşyanın çoğuluna başka bir çoğulluk atfederken
birincil çoğullardan şimdiden affola
belki pek çok şey belki her şey
keşfedilmiş olabilir tüm duygular
tüm aşklar; en ebedileri, en edebileri
güller betimlenmiş, bülbüller kıskanmış olabilir
lakin her biri biriciktir, eşsizdir; tabi yaşanan
-eşsiz aşk mı olur-
kaybettiğini sandığın hayali eşini var etme çabandır ya
kendini başkasında ararsın
bulursan başkasındaki seni
şans o ya belki zordan zoru başarırsan şayet
başkasının sendeki kendisisindir
belki de ışık hızını geçmiş zamanüstü bir gücün ibresisindir
ki zamanüstüler buna aşk da der.
ispatlayabilir mi kimse
kafamızın içinde toplumların müzakere elçilerinin
ceketindeki cep mendilinin rengini, desenini
hayatlar pek çok kez art arda yaşanır
birbirinin tohumlarını serpercesine
milyarlarca insan yaşar bugünlerde
yine de yağmur damlaları
yine de kar taneleri eşsiz herkes gibi sen gibi ben gibi
yine normaliz normlar itibariyle
normların mektebi de yeni kurulmuştur.
herkes ünlü herkes ünsüz aynı zamanda
huzurlu ve mutlu; öfkeli ve destursuz da tabi
duyguların karmaşası yaşanmış ve muhtemel gözükmekte ki
en güzel edebi eserler nağmelendi
tüm düğümler düğümlendi
öyle övündüğümüz kendimizi var ettiğimiz değerler
belki yüz ciltlik; ve her biri milyon sayfa
satır başına geldik
öyle ya Fransa’da satırbaşları pek sevilirdi
bir harf olabilirsek pekiyi
önemlilerin içinde en önemsizi
önemsizlerin içindeyse önem silgisi
herkes kendi varlığından sorumlu
belki kendiyle kavgalı, sorunlu
kendisiyle var, kendisiyle varoldu
aynadaki sırrı kimse bilmez; ayakları da yoktur lakin aynalar
hem maratoncudur, hem de sırra kadem basarlar.
atasözlerini kim bulmuştur ilk olarak, e bilinmez tabi
şayet ilk söyleyen de deseydi ki:
söylenecek her şey önceden söylendi
birileri tarafından beğenilmez, sahiplenilmezdi
sahi ölülerin en kalabalık mirasları çığ dile bir söylenti
sığ konuşmaya ne hacet!
öyle ya diller birbirinin harmanı
ilk dil kimlerce söylendi
harman her şey şimdi
karman çorman gibi gibi
kaosun düzeni ne zamandan beri düşüncelere park ücreti ödetiyor
hem de saat başı
hayır bir de hepsi de benzinli; hepsi de ticari!
sahi paradan da önce
takastan da öncelerim hatta
duyguların alışverişi
en hesaplısı:
aşkla aşklanmak,
mutlulukla mutlu olmak,
öfkelerin faizsiz borçlanması,
aranan ekonomik koşullar
charles darwin der ki
umarım dedelerimiz muz kaçakçılığı yapmamıştır
charleslardan buckowski gibi mesela
alkolle sarhoşllanmamıştır
hayyamın kulakları çınlardı
şartlar yürümeyi öğrenmiş bir bebek gibi
sağa sola koşul koşarlar.
Kayıt Tarihi : 8.1.2026 02:40:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!