Ben toprakla kirlenmiş
Birazda havası inmiş,
Topumu.
Ucu yırtılmış naylon terliğimi.
Ellerimle elbise diktiğim,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




İstiyorum
Ben toprakla kirlenmiş
Birazda havası inmiş,
Topumu.
Ucu yırtılmış naylon terliğimi.
Ellerimle elbise diktiğim,
Bir gözü olmayan bebeğimi,
Arkadaşlarımla itişe kalkışa oynadığım,
Çizgi taşımı,
Birkaç düğümden oluşan ipimi,
Saçlarıma taktığım kırmızı tokalarımı,
Bayramda giydiğim allı güllü,
Pazen elbisemi,
Akşam olunca, babamın getirdiği
Sıcak somun ekmeğini,
Anamın pişirdiği tahrana çorbasını,
Ben o saf, masum mutluluğumu,
Çocukluğumu istiyorum....
Mükemmel dizelerinizi çocukluğuma dönerek okudum.Yüreğinize sağlık.Ben de istiyorum inanın,keşke dönebilsek o yoksul ama mutlu günlerimize.
Buraya
http://www.fotokonkur.com/ImageView.aspx
giderseniz sizinle ilgilenecekler.
Paylaşım için teşekkürler.
Harika bir çalışma,
isabetli bir tema seçimi
yapılmış ve akıcı,
yalın ifadelerle işlenmiş;
etkili bir anlatım
salim erben
içimizdeki çocuk,bir özlem yumağı olarak hep yaşasın,temziliğiyle yaramazlığıyla..arada ağlaaylım da dizlerimiz üstüne düştüğümüzde.acısın varsın yeterki yürekler acımasın..!
Yaş kaç olursa olsun içimizdeki çocuğu yaşatmalıyız. Arasıra dışa vurup çocuklaşmalıyız. Mutluluk vericidir. Kutlarım....
Duygu dolu, yürekten, duygu yüklü şiirler, elleriniz yüreğiniz dert görmesin, her daim sevgim ve saygılarımla............
İSTE ŞAİR AMA ÇOCUKLUĞUN KAYIP HUZURLARIN MASUM SOKAKLARINDA KAYBOLDU ....
GÜZELDİ...
Kaleminize sağlık
....
Anamın pişirdiği tahrana çorbasını,
Ben o saf, masum mutluluğumu,
Çocukluğumu istiyorum....
güzel geçtiği için hep özlüyoruz sizde ne güzel ebedileştirmişniz elinize yüreğinize sağlık...güzel yorumunuz içinde tşk. ederim sağolun varolun..sevgi ve selamlar... +10 yörükkızı
ben o tertemiz günleri istiyorum hani maskesiz yüzleri...kelebek olmayan yürekleri...bulaşmış olsada ellerime camur kirlenmemiş olan riya ile gönülleri istiyorum...
papatyalar yüreğinize
Bu şiir ile ilgili 35 tane yorum bulunmakta