önümde bir resim
tekerlekler
taşlı ve tozlu yollara direnen
önden öküzlerle çekilerek
ve arkasından itilerek
güçlükle döndürülen iki ahşap tekerlek
başlarında al yazmaları
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Kurtuluş savaşında kuva i milliye ruhuyla cephe gerisinden cephane taşıyan kahramanların tasviri kardeşim bugün her nimet var ruh dumura uğradı gibime geliyor.Ben duygusu sardıgı yeri çürütüyor kaleminiz susmasın tebrik ederim.Unutmayanlara unuttumayanlara şahsınızda teşekkürler.Başta Atatürk olmak üzere bütün kader arkadaşlarına Allah rahmet eylesin.Mekanları Cennet olsun.Saygılar selamlar
Bugünkü manzaralara hiç benzemeyen ama her anlamda çok daha ilerde olan 'kurtuluş savaşından insan manzaraları'
Kutluyorum sevgili Fikret Kemal, kalemini, yüreğini, şiirini...
gökyüzü dumanlı
kül rengi bulutlar
yürüyen tekerlekler
çiçeklenmiş umutlar
baş omuz el kol
boynuzları gümüş mızrak gibi parlayan öküzleri
ve gıcırdayan ağır kağnılarıyla
istiklale giden yol
Fikret Kemal Aslan
*********
tam puanımla kutlarım yüreğini kalemin hiç susmasın Sevgilerimle
İstiklale giden yolda,zorluklarla mücadele edenlere selam olsun...Tarihimize baktığım an,bizlere bugünler adına emek veren,mücadele eden atalarımızdan utanıyorum...Günümüze bakarsak ve öz eleştiri yapacak olursak gerçekten bizlerin utanması gerekir...
Çıktık açık alınla,on yılda her savaştan...On yılda onbeş milyon çete ve hırsız yarattık her yaştan:(
Yüreğinize ve emeğinize sağlık...Kutlarım...Bu güzel şiiriniz tam puanımla listemde...
Varlığımızı borçlu olduğumuz o kağnıyı çekenlere, itenlere ve İstiklal Yolunda yürüyerek bizlere bu günleri armağan edenlere minnettarız. Duygulu dizelerinizi tam puanla kutluyorum. Esenlikler dileğimle...
istiklale kadınıyla erkeğiyle omuz omuza giden ataların
torunları şimdi ne yapıyor diye sormak gerekir?Şiirin daha
neler neler çağrıştırıyor ...gerçek tarihi okutan biliyordur.
Kalemine sağlık sayın şair dost.
gökyüzü dumanlı
kül rengi bulutlar
yürüyen tekerlekler
çiçeklenmiş umutlar
baş omuz el kol
boynuzları gümüş mızrak gibi parlayan öküzleri
ve gıcırdayan ağır kağnılarıyla
istiklale giden yol
Kaleminiz daim olsun harika bir şiir okudum Saygılar...
Biz ler onların torunlarıyız. çok şey borçluyuz atalarımıza
Sahip çıkmak boyun borcumuz kurdukları Cumhurriyet e
Kaleminiz daim olsun..
cumhuriyet en önemli kazanımlarımızdan birisidir... çok zor şartlarda, yoklukta ve zamanda kazandık... değerini geç olmadan anlamalıyız hepimiz... kutlarım...saygılarımla.
cumhuriyet kolay kazanılmadı,ancak sahip çıkılmazsa kolayca kaybedilebilir.duyarlı yüreğinizden dolayı kutlarım
Bu şiir ile ilgili 10 tane yorum bulunmakta