İstasyonlar bilirim!
Taş duvarları küfürden nasır tutmuş,
Kaldırım taşlarında kahır yüklü yolcuların ayak izleri kurumuş,
Soğuk kış gecelerinde saklı, bekleme salonlarındaki hikayeleri,
Giden yolcuların hüznüyle baş başa kalır sandalyeleri.
Kirli duvarları imzasız şiirlerle süslü,
İstasyonlar bilirim, çocukluğumdan yorgun bir akşam üstü.
Zindan iki hece, Mehmed'im lâfta!
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!
Devamını Oku
Baba katiliyle baban bir safta!
Bir de, geri adam, boynunda yafta...
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im!
Kavuşmak mı? .. Belki... Daha ölmedim!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta