İki Kıta’da salınır uzun saçların
Dildir;
Sevdalara ebedi aşkların
Kendisisin;
Koklayanın bulduğu rayihaların…
Nefessin;
Dar zamanların tebşiri
Tükenmeyen asırların ezgisi
Yalnızlığın engin sesi
Bilmem ki seni nasıl sevmeli?
Sonsuzluğun peşrevi
Adın meftunluk ile söylenmeli…
Bazen bir kuşun kanadı kadar uzak
Doğmak kadar şetaretli
Lahzaların bitimi kadar teessürlü
Terk edilen kadar feveran kimi zaman
Çıkmaz görünüyorsa yol
Aç kalbini ve cananını sen bul
Teveccüh göster doyasıya
Çünkü senin yüreğindir İstanbul…
Böl zamanı tam ortadan ikiye
Sonra topla parçaları sevgiyle
Çarpmaya lüzum yok
Yok ilan-ı aşk sevgiliye
İster rüyalarında boya
İster hayallerinde süsle
Ya da bin bir gemiye
Yelken aç bilinmeyene…
Satırların gölgesi
Mısraların betimlemesi
Varsa yeryüzünde bilinesi
Sıfatlar anlatsın
Eylemler tanımlasın
Yok teşbih başka diyar
İzahı yok bu tutkunluğun
Arama yar!
Sensin bulduğun
Sor kalbine istersen
Aslında sen İstanbulsun…
Bakışların hisli dokunur kalbime
Titrerim
Ürperir sevdam gayri ihtiyari
Alamam ki gözlerimi senden
Çıkmaz bu kara sevda
Çıkmayınca can bedenden…
Darmadağın
Sesi bile yok aslında rüzgarın
Varsa vardır yaşam gibi
Sıhhat;
Kıymeti bilinen yokluğunda
Küçücük bir iç çekiş;
Bedel sonsuzluğa
Aşk bu aşk;
Duyulan İstanbula…
Adın her söylendiğinde
Unutulur tutkum
Tutulur nutkum
Çocukluğum
Ellerini öptüğüm
Bayramlarım
Haliçim
Marmaramsı küçüğüm
Gözyaşı damlam
Esirinim
Yedikulem
Mavim, masmavim
Buselerimi astığım gamzelim
Kızkulem
Aşığınım
Asrıbirlik sevdalın
Amade kulunum
Doyasıya nefeslerim seni
Sonsuzluğun ötesinde
İSTANBULUM…
Kayıt Tarihi : 16.4.2005 15:35:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Çıkmaz bu kara sevda
Çıkmayınca can bedenden… ' İstanbul sevgisi hiç bitmeyecek. Bitmemeli de. Tebrikler kardeşim, çok güzel bir şiirdi. Başarılar diliyorum. Sevgiyle kalın.
O dağların soylusu küheylan yolda kaldı.
Beton duvarda hapis, yayalam yürekte kaldı,
değil biz istanbulu istanbul bizi aldı.
Akrabalar el olmuş gözlenen yol yel olmuş.
İstanbul bizi aldı insanlık yolda kaldı.
Cenneti soldurmuşlar betonla doldurmuşlar.
İstanbul mahzendeki küflü tabloda kaldı.
İnsanların içi boş kim içlerini çaldı?
Fatihin sevgilisi sanattan geri kaldı.
Beyinleri çıkarıb samanla doldupmuşlar.
Yüreklerden sevdayı manukyanlarmı çaldı.
Bizi bizden calanlar ruhumuzuda caldı.
Boğazın hatırası truvalarda kaldı.
Çağlara ufuk açan çağ gerisinde kaldı.
İstanbul truvada bizede varoş kaldı.
Mehteranın haşmeti imdi gölgede kaldı.
Fatihe fatihayı bethhovndan devlet çaldı.
Şaiirin yüreğinde gerçek istanbul kaldı.
Yinede umutvarız yeni güne az kaldı.
Eşek meydanda kişner,atlara fayton kaldı.
Bizede gemileri gökten yürütmek kaldı.
Çağların anahtarı miras dedemden kaldı.
Pusatımı kuşandım bir tek besmelem kaldı.
Necati Gedikoğlu..
TÜM YORUMLAR (5)