Bir kadındı İstanbul, hani sırları ve surları, duvarları ve mabetleri olan
Martıların gölgesinde ve halicin sırtında bir akşamüstü
Köpek sesleri ve otel odalarında, ücra köşelerde fahişeler gezinirler
Öyle intikam alır gibi hayattan sevişirler
Kanatsız, uçsuz, bucaksız meskûn mahal sevdalarıdır bunlar,
Sarhoş naraları ve sonra kalbinden bıçaklanan ayrılıklar,
Şimdi ben gökyüzünden, şimdi ben gözlerinden düşer gibi sana benziyorum biraz
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta