İhtişamı kalmadı adı var İstanbul’un
Yetmiş tepe rezidansları var İstanbul’un
Eşi yoktu şimdi her taraf beton yuvası
Çocuklara hiç yeri kalmadı İstanbul’un
Sende; ben, kutba giden bir geminin sergüzeştini,
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine
Devamını Oku
Sende; ben, kumarbaz macerasını keşiflerin,
Sende uzaklığı,
Sende; ben, imkansızlığı seviyorum.
Güneşli bir ormana dalar gibi dalmak gözlerine




Teşekkür ediyorum Nejat Hoca
Bu şiirde üstadım İstanbul'un geçmişteki ihtişamından uzaklaşarak modernleşme ve betonlaşma sürecinde yaşadığı değişimi eleştiriyor. Şehrin tarihi ve kültürel değerlerinin kaybolduğunu, geleneksel dokunun yerini rezidanslara ve beton yapılaşmaya bıraktığını ifade ediyor. Ayrıca, dilin değişimine vurgu yaparak İstanbul Türkçesi'nin kaybolduğunu, argonun arttığını dile getiriyor. Şehrin eski güzelliklerinin yerini şiddet ve mafya gibi olumsuz unsurların aldığını belirtiyor. Bu dizelerde, şairin nostaljiyle geçmişi hatırlayarak, şehrin kaybolan özünden duyduğu melankoliyi ve eleştirilerini görmekteyiz. Yüreğinize sağlık efendim.
Teşekkür ediyorum Nejat Hoca
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta