Düşünmem yeter mi acaba İstanbul'u?
Yarım kalmış bir hüzne terketmem yanlış mı olur?
Merkezi İstanbul mudur hayatın?
Eğer sen sürükleyebiliyorsan yapraklarını ardından
Ve eğer tazeliğini koruyorsa mısraların
Ve şiirlerinde nutuk atabiliyosa yalnızlık
Neden duruyorsun buralarda?
Al toprağını İstanbul'dan
Sürükle yapraklarını
Maviliğinde İstanbul'un
Sen de kaptır kendini denizin eşsiz güzelliğine
Yeşilliğinde yaprakların;
Doğayı seyret
Bir akşamüstü Beyoğlu'na haykır
İstanbul'a seslen bir akşamüstü
Elinde vazgeçemediğin yalnızlık sigaran
Ve yüreğinde umutlarla dal düşlere
Yağmur kaçağı bedenin terketmesin hülyaları
Unutma İstanbul sabahları tükenmez
Yorulmaz İstanbul baharları.
Ve bir gün denize karşı durduğunda
İstanbul'u seyret son kez
Son bir gözle bak çaresiz insanlığa
Ve bırak ruhunu dalgalara
Çek çekebildiğin kadar zehri ciğerlerine
Dalgalar kestiği vakit ruhunu
At kendini denize
Düşünme yaşanmışları,yaşanacakları
Maviliğine bırak hürriyetini o eşsiz İstanbul'un
Akıntıya sürükle özgürlüğünü
Kapat gözlerini sonsuzluğa
İstanbul'u hayal et
Kasvetine kapıl gecenin
Merak etme geceler de İstanbul'un kulu
Korkma düşünmen yeter İstanbul'u
Kayıt Tarihi : 23.11.2006 02:00:00
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
İstanbul Başka,
İstanbul Bambaşka
Yürekten kutları.
Saygı ve Sevgilerimle.
busda benim İstanbulum
Bre İstanbul!
Ey İstanbul! Ben ki burçlarına hilâli diktim,
Uğruna civan mert yiğitlerimle kanlar döktüm,
Senin yollarına bin bir renkten çiçekler ektim,
Bre İstanbul! Aç göynün Fatih benim, ben Fatihim.
TÜM YORUMLAR (1)