İstanbul...gerçeklerin yalanlara karıştığı büyük şehir...sevdiklerimi yutan ama kavuşmamıza arasıra izin veren girdap...istanbul nerdesin yada ne kadarsın? kim anladı ki bu güne kadar? her ağlayan ve hiç kopulamayan şehir...seni mi seviyorum, içindekileri mi? dünyanın en yalnız şehri...içindekileri saklama bizden ki sadece üzülmeyelim yüzünü görünce...şehir yüzlü aşıkları al yine götür kendine...kendi cennetine...ayır onları diğerlerinden...farklı olduklarını yaşat...hissetir sevdayı...avuçlarını doldur bembeyaz güllerle...
İstanbul, sev beni ne olur! ! !
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta