İstanbul kimdir bende, kimse bilmez…dalgalanır içimde mavi rüyam.
Birden bire Sultanahmet, birden bire Ayasofya oluverir dünyam.
Karşıdan bir gemi geçer, Haliç’te bir duvar neden olamadım der içim
Geçse gemiler ben baksam, ey ömrüm burada bitemez miydin?
Çağırır bana her sabah Gülhane parkı, gözlerim kapalı ruhum uyanık
Ben bende değilim sanki yürürken; gece yıldız, gündüz güneş tanık
Ben buradayım Gülhane burada ve gözlerimin önünde Yerebatan sarayı
Aklım uçuverir gibi oluyor arada, ben biteyim diye mi yapmışlar burayı
Kız kulesi al duvak bezenmiş nazlı gelin gibi durur karşımda
Geldikçe dalgalar ondan, eski alemlerin sarhoşluğu eser başımda
Ben İstanbul derim, içim İstanbul der, biz İstanbul deriz
Bir dile gelse Beyoğlu, Çamlıca… ömür susar biz dinleriz
İlk aşkım, ilk beyhudeliğim, ilk avare çağım, hayatı ilk anlayışım
Misket oynadığım, top koşturduğum cadde…sokak Beşiktaşım
Örselenmiş yaşantılar arasında karakış görmüş bir seferiyim
Ne zaman İstanbul dense tutuşur yüreğim, yangın yeriyim
Ey İstanbul! Yeditepem, mesken yerim, nefes alış verişim
Dolmabahçem, Beylerbeyim, Anadolu Hisarım, göz bebeğim
Söylemem kimselere, kimsenin bilmediği mavi rüyamsın
Ben yanarım bir gün göremem diye Karacaahmet nasıl dayansın.
Kayıt Tarihi : 3.4.2006 09:53:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Başarılarınızın Devamını Dilerim,
Sevgiyle kalın!...
TÜM YORUMLAR (2)