İstanbul Gibi Sevdim Seni –

Mesut Özdemir 3
112

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

İstanbul Gibi Sevdim Seni –

Bu siiri yazmak kolay değil.
Çünkü bazı duygular klavyeye sığmaz,
bazı sevgiler anlatıldıkça büyür
ve insan, büyüyen her cümlede
biraz daha savunmasız kalır.

Ama yine de yazıyorum.
Çünkü seni içimde tutmak,
İstanbul’u tek bir sokağa hapsetmek gibi.
Olmuyor.

Seni İstanbul gibi sevdim.
Kalabalıklarına rağmen yalnız,
karmaşasına rağmen anlamlı,
yorucu ama vazgeçilmez.
Bir gün bile aynı olmayan,
her sabah başka bir yüzünü gösteren
o şehir gibi.

Seni sevmek,
sabah erken saatlerde
henüz uyanmamış sokaklarda yürümekti.
Herkesin bilmediği,
sadece yaşayanların tanıdığı
o sessiz İstanbul’u sevmekti.
Herkese göstermediğin yanlarını,
bana bıraktığın suskunluklarını…

Bir yanın geçmişti,
anıların taşlara kazındığı.
Bir yanın gelecek,
henüz cesaret edemediğim hayaller.
Ben seni sevdim,
ne tamamen geride bırakabildiğim
ne de tam anlamıyla ulaşabildiğim
bir zaman gibi.

Bazen kalabalık oldun,
konuşmaların, susuşlarından daha gürültülüydü.
Bazen sessiz,
bir sahil sabahı kadar dingin.
Ama hangi hâlinde olursan ol,
ben seni tanıdım.
Çünkü İstanbul da böyledir;
herkes görür ama herkes bilmez.

Seni sevmek,
iki yakayı birleştirmeye çalışmak gibiydi.
Arada köprüler vardı
ama geçmek cesaret isterdi.
Bazen bekledim,
bazen acele ettim.
Bazen de sadece karşıdan baktım,
ulaşamamanın hüznüyle.

Geceleri,
şehir ışıkları suya vururken
içimde bir boşluk dolaşırdı.
Kalabalığın ortasında
tek başına kalabilmenin
ne demek olduğunu
seninle öğrendim.
İstanbul’da yalnız olmak gibi,
seni severken yalnız kalmak da mümkündü.

Yağmur yağdığında
şehre romantik derler ya,
işte o romantizm
aslında biraz hüzündür.
Ben seni en çok o zamanlarda sevdim.
Islanan kaldırımlar gibi,
ıslanan içimdeki cümlelerle.

Seni sevmek,
tarihi bir yapıyı onarmaya çalışmak gibiydi.
Her dokunuş dikkat ister,
her kelime sorumluluk.
Çünkü bazı duvarlar
sert görünür ama
içten içe yıkılmaya yakındır.
Ben seni incitmemeye çalıştıkça
kendimden vazgeçtiğim zamanlar oldu.

Bazen “Yeter” dedim.
“Bu şehir ağır” dedim.
“Bu sevgi fazla” dedim.
Ama İstanbul’dan nasıl vazgeçilmiyorsa,
senden de öyle vazgeçemedim.
Bir vapur sesi,
bir rüzgâr,
bir anı…
Hep geri çağırdı beni.

Şunu bil:
Bazı sevgiler mutlu sonla bitmez.
Ama bazı sevgiler
insanın içini şekillendirir.
Ben senden sonra
aynı insan olmadım.
İstanbul’u bilen biri
bir daha küçük şehirlerde yaşayamaz derler ya,
ben de senden sonra
yarım sevmeyi beceremedim.

Bu mail bir veda değil.
Bir kavuşma da değil.
Bu mail,
bir insanın bir şehre yazdığı
en dürüst itiraf aslında.
Çünkü seni sevmenin adı
başka hiçbir şeye benzemedi.

Eğer bir gün
aynı sokakta yürürsek,
aynı vapura binersek,
ya da sadece
aynı gökyüzüne bakarsak…
Bil ki ben hâlâ oradayım.
Şehrin en eski yerinde,
kalbimin en kalabalık noktasında.

Seni İstanbul gibi sevdim.
Bedelini bilerek,
yorgunluğunu kabul ederek,
gitmeyi düşünüp
kalmayı seçerek.

Ve eğer sorarlarsa bana:
“Bu hayatta en zor neyi sevdin?” diye,
gülümserim.
Bir şehir derim,
ama adını söylemem.
Çünkü İstanbul’u sevmedim ben,
sen İstanbul oldun.

Mesut Özdemir 3
Kayıt Tarihi : 26.12.2025 00:09:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!