Istanbul' du o büyük deryanın dibine bezenmiş
çakıl taşlarından toplanarak
örtülmüş dudakları,
sokakları arnavut, çatıları ispanyol kiremitten
öylesine 'interneyşınıl'
kaskatı duvarlarına fırçasının bir yüzüyle hüzün,
öbür yüzüyle güneş boyamış hayat,
cilasını da gözyaşıyla atmış Istanbul'un
daha şifresini çözememiş analarının
boyacı çocukları! !
Elleri yine kahverengi siyah renginden
kazakları kollarından yıpranmış,
sokakları ne kadar yıkansa da aynı kahverengi akşamları! !
Tedirgin kalabalıklar,
alkışlasalar da en sevdikleri sanatçıyı ayakta,
ayakta olmanın tedirginliğini yaşıyorlar hepsi! !
öyle ya, seni ancak uzaktan seyreden anlar Istanbul,
içine düşen kaybolur ki vay haline garibin......
Kayıt Tarihi : 6.4.2006 03:25:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!