İstanbul deyince aklıma martı gelir
Yarısı gümüş, yarısı köpük
Yarısı balık yarısı kuş
İstanbul deyince aklıma bir masal gelir
Bir varmış, bir yokmuş
İstanbul deyince aklıma Gülcemal gelir
Rabbim, Rabbim, bu işin bildim neymiş Türkçesi;
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...
Devamını Oku
Senin aşkın ateştir, ateşin gül bahçesi...




Alçakgönüllü kalender
Ya Peleng-i Deryadır adları ya Şimşir-i Zafer
İstanbul deyince aklıma
Koca Sinan gelir
On parmağı on ulu çınar gibi
Her yandan yükselir
bu dörtlük dışında diğerlerinin bir sanat değeri yok
keşke hiç okumasaydım zira zaman kaybıydı :(
Serbest ölçüyle yazılan bu şiirde Garip akımı kendini göstermektedir. İsmi İstanbul olarak zikretmekle birlikte şairin kendi zihninde resmedilen bir şehir vardır. Her kıta İstanbul deyince aklıma girişiyle başlıyor. Manzara unsurları olarak her şeyden önce eşsiz bir boğaza ve sakin bir iç denize sahip olan şehrin “yarısı gümüş, yarısı köpük / yarısı balık, yarısı kuş” olan martıları, balıkçılar ve onların gündelik uğraşlarının değişmez bir parçası olan dalyanlar ve
Kapalıçarşı tuvale düşürülen ilk İstanbul görüntüleri olur. Şiir manzum öykü tarzında bu şekilde devam ediyor. Ayrıntılı bir İstanbul tasviri sanki öykü okunduğu hissi veriyor. İstanbul denilince şairin aklına Orhan Veli’nin gelmesi kısa sayılabilecek bir kıta ile açıklanırken, şiirde İstanbul denince akla üç uzun kıta ile en çok Sait Faik’in geldiği görülmektedir. Şair, İstanbul deyince 'evlere şenlik Üstad Sinir Zulmettin’in hacıyağına bulanmış sesini' dahi hatırlarken maalesef İstanbul’u İstanbul yapan en önemli şahsiyetlerden hiç bahsedilmemiş. Bugün İstanbul’un Fetih yıldönümü. Fatih Sultan Mehmed Han’a ve fetih ordusuna selam olsun.
benim aklıma da
İstanbul deyince
Fikirtepe gelir!
fikrimin gökdelenler
yada
yıkık binalar altında
can çekiştiği gelir!..
:)
dedim, geçtim...bu upuzun şiiri okuyunca efendim...şaire rahmetler dileyerek...
Bazı dostların eleştirilerini anlamakla birlikte görüşlerine katılmıyorum. Şair İstanbul'u anlatmıyor, İstanbul'da kendi yaşayıp gördüklerini anlatıyor. Yani o günün ve bu günün kültürel zenginliklerini yansıtmıyor.
Var olan kültüre yeni pencereler açıyor. İstanbul’un o günkü önemli simalarını hatırlatıyor, Orhan Veli, Yahya Kemal, Sait Faik Abasıyanık diyor. Bu isimleri aklımıza kazımsı bile kültürümüzle ne denli iç içe olduğunu gösterir.
Ayrıcı, yoksul ama çalışkan o günkü kadınların hayatından sunduğu kesitle de ekonomik ve kültürel değişimimize bir projektör tutuyor.
Stadyumu anlatışında ne kadar bizden biri olduğunu gösteriyor.
Yer yer çok güzel tasvirlerle yer yer sanatsal söyleyişlerle, yer yer ustalıklı öyküleyici anlatımıyla şair bize serbest şiirin en güzel örneklerinden birini sunuyor. Bu özel gönde bence güne çok yakışmış bir eser.Güne taşıyanlara teşekkür ediyor,şaire Allah'tan rahmet diliyorum...
İstanbul deyince benim aklıma, İstanbul'a ağzının suyu akan bizans tohumları gelir..
Bu güne özel bir şiir atmak istedim ve en uygun şiir ÜSTAD BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU'nun şiiri en uygunu oldu .Ruhun şad olsun ... İstanbul'un Fethi Kutlu Olsun . Dinlerseniz mutlu olurum teşekkürler ...
Şair neyi görmesi neyi yazması gerektiğini
birilerine mi soracaktı bu nasıl bir anlayış?
Bu sen ben kavgasından kurtulmalıyız arkadaş. Gayet güzel kendi penceresinden şehre ayna tutmuş şiirinde Rahmet diliyorum.
Hey koca Bedri Rahmi Eyuboğlu.. Ruhun şad olsun.
Gerçek İstanbul'dan bir tek Koca Sinan gelmiş aklına. Demek ki akılları o zamandan yıkamışlar ve o akıllardan Muazzam ve muhteşem tarihi silmişler. Silik akılla ömür sürmüşsün. Hal bu ki İstanbul deyince benim aklıma Önce (LE TÜFTEHENNEL KOSTANİYYE VELE NİMEL EMİRU EMİRUHA VELE NİMEL CEYŞÜ ZALİKEL CEYŞ) Hadisi şerifi gelir. Bu hadisi şerifin ışığında Anadolu'ya yürüyen O mübarek Türk İslam kumandan ve askerleri gelir. Eyüp Sultan hazretleri gelir, Bir tesbihin daneleri gibi O hadisi şerifin övgüsüne mazhar olmak için İstanbul'u feth etmek isteyen kumandanlar gelir. Mola Gürani, Ak Şemseddin hazretleri gelir. Sırf bu sevda ile tahtından vazgeçip 12 yaşındaki oğlunu tahta geçiren Sultan Murat gelir. Ve çağ açıp çağ Kapatan Yüce hakan 21 yaşında İstanbul'u fetheden Fatih Sultan Mehmet Han gelir. Fethinden başlayıp Osmanlının yıkılışına kadar Kuran-i kerimin susmadığı Fatih Sultan Mehmed'in Emaneti Ayasofya gelir.
Ne kadar farklıyız değil mi. Bizi birbirimizden bu kadar ayırıp yabancıiaştıranlara hakkımı helal etmiyorum. Onları yüce Allah'a havale ediyorum. İstanbul deyince her şey aklına gelmiş ama bilesin ki onların hepsi benim hiç aklıma getirmek istemediklerim dir
Seyfeddin Karahocagil.
Haa az kalsın unutuyordum bay deli! O bahsini ettiğin "Ulan" var ya o senin soy ismin'dir unutma!
Sitenin delisi nihayet teşrif etmişler.
Olur abi! sen hiç merak etme ben dediklerimi deyip yazacaklarımı yazıp yapmam gereken uyarılarımı da yaptıktan sonra başka sayfalara yelken açacaktım zaten. Eh onu da yaptık hamdolsun. Biz şimdilik buradan çıkıp gideceğiz siz sizin gibileri onaylayanlar'la oyalanadurun emi?
Bu şiir ile ilgili 20 tane yorum bulunmakta