İstanbulda diz boyu kar bende hasretinin üşüten gamı varken çık gel cemre düşür şehrin tam ortasına, çiçekler açsın taş beton mevsim ilkbahara dônsün hırçın karadeniz marmarayla birleşsin dinginleşsin, geldiğinde galata kulesiyle kız kulesine nikah kıyılsın kırk gün düğün dernek kuralım, aldırma bu şehrin gürültüsüne sen ayağını bastığında otobanlar çaglayan derelere, korna sesleri dônecektir bôrtü bôceğe.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta