Mavi gece gelir senin ayakbileklerine değer
Ve daima çözülü göğsünden iner ayışığı yeryüzüne,
Bir çağdan bir çağa giderken
Çözülü saçlarındır ardında kaldırımlar,saraylar,şadırvanlar
İsminin incinmiş hali kalır aklımda,
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Yorumlar dikkatimi çekti bu arada kime ne yorum yaptığınızı bilmiyorum ama ''körler sağırlar birbirini ağırlar'' deyimini hatırlatan çok şiir ve yoruma tanık oldum maalesef ki burda..Şiir konsunda kimseye iltimas geçmemeniz çok sevindirici bir durum ...Şiir adına teşekkür ederim.Şiirinize gelince altını çizdiğim çok yer oldu bütünüyle çok beğendim zaten ....
Çoksert yorumyaptığınızıöğrendim.
Çok yumuşak ve gayrisamimi yorumlardan
hoşlanmadığım için ilgimi çekti.
Arkadaşlistemealdım.tabikionay verirseniz.
Selam.
yeni üyeydim o zaman,bir şiirime nahoş bir yorumda bulunmuştunuz..sizi okuyunca anlıyorum ki,o zaman nahoş sandığım yorum şahsıma yapılmış bir iltifatmış...siz beni okumayın lütfen,ben sizi okumak isterim..
SARAYLARI ŞADIRVANLARI EVLİYALARI HEPSİ GÜZEL AMA BİR TEK ŞEYİ DAHA GÜZEL İÇİNDE PARÇAMI (ÇİĞDEM) ONU SAKLIYOR SEVGİLER EY GÜZEL İSTANBUL SANA HASRETİM SANA SEVDALIYIM EY GÜZEL İSTANBUL
İsminden bahs olunur uzaklarda ,işte ben İstanbul'u böyle uzaklarda seven biyim,benim de İstanbul'la ilgili iki şiirim var,yorumlarınızı bekliyorum.Çok sert eleştiri yaptığınızı öğrendim,bakalım bana ne diyeceksiniz.
benden de bir eh....
Sayın Tevfik Fikret,
Konuya ;sayfama yazdığınız,son derece anlamsız bir mesajla başlamak istiyorum. 'Şiirlerinizi okudum ve bir yorum yok.' Demişsiniz. Ben,size veya hiçkimseye, lütfen şiirlerimi okuyun ve bana yorum yazın diye bugüne kadar demedim. Ama yazdığınız bu mesajın değerlendirmesini yapacağım. Sanırım ;kendinizi bu konuda yetkili tek kişi olarak görüyorsunuz ve kişiliğinizdeki bu eksiklik ,çocukluk ve ukalalığın varlığını aldığınız diğer tepkili cevap yorumları kanıtlıyor. yaptığınız bu aptalca yorumunuzdan sonra ben de sizin şiirlerinizi okudum ve şaşkınlığım kesinlikle iki katına çıktı çünkü şiirleriniz kesinlikle üst seviyede yazılmış bazıları harika eserler ve yine farkettiğim birşey oldu bu kalitedeki şiirler bile yaptığınız ağır yorumlar neticesinde sanki cezalandırılmış.Tabi bu çok üzücü bir durum, bir şiir,hangi bozuk dahi tarafından yazılırsa yazılsın ,kendi içeriğinde değerlendirilmelidir. Harika bir eseri hiç kimse saklayamaz, birgün hak ettiği yeri alır onun için şiirlere yorum yapmak zorunluğunda hissetmeyin kendinizi siz lütfen eğer yapıcı bişeyler yazamayacaksanız ve hatırlayın ' Söz gümüşse suküt altındır.) Saygılarımla.
Fikret Şahin
genelde bayanları eleştiriyorsunuz.bunu ilgi çakmek amaçlı yapıyor aklınızca reklam yapıyorsunuz.bana ne mesaj yollayın nede eleştiri yapın.mümkünse benden uzak durun sizinle uğraşamam hiç.
Ağzın bir sokak İstanbul şehrinden
Kimi sevsek senle ölçtük istanbul
bence sen eleştiri yapacağına şu şiirindeki bu cümleleri düzeltmeye çalış.gerçek bir şair ruhu olan bi insan eleştiri yapmasınıda çok güzel bir şekilde bilmeli.insanların kalbini kırmadan.mümkünse bir daha eleştiri yapmayın.yapmak istediğinizde kendinizi şiir konusunda bayağı geliştirdikten sonra deneyin eleştiri yapmayı.
Çok gusel bi şiir olmuş, tebrikler
Bu şiir ile ilgili 26 tane yorum bulunmakta