Bir gün acıktım İstanbul'a
Yürüdüm baştan başa.
Herşey yabancı, herşey başka
Yüzler başkaşka, insanlar başka
karanlık yüzler,
Kırmızı gözler yalancı
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Bu şiiri, bildiğimiz Halide Edip Adıvar yazmamıştır.Yine bir feyk imza olmalı. Bissürü imla hatası da cabası. Antolojiye bu seçim hiç yakışmamış
İstanbul katliamını anlatan çok güzel bir şiir...
"Eskiden öylemiydi?
İstanbul çıksa dolmazdı caddeleri
Herkes birbirini sever,
Selam verir, gülerdi."
Aydınlardan ve sanatçılardan bu ifadeyi, bu temayı duymayı, okumayı hiç sevmiyorum. Geçmişi temsil eden geleceğinde niçin kendine öz eleştiri yapmaz. Oysa asıl sorumlu aydın ve sanatçılar olmalı, açıklayıcı olabilmelidirler.
tek okuduğum romanı *Sinekli Bakkaldır
o güzel sesi ile herkesi büyüleyen Rabiası
onu unutmak mümkün mü?
İngilizceye bile *soytarı ile kızı olarak çevrlmeyi
başarmış bir roman
Antolojiye teşekkürler
hatırlattığı için
Bu şiir ile ilgili 4 tane yorum bulunmakta