Bir şehrin alnına yazılmış kader gibisin,
Tarihin nabzı atar taş kaldırımlarında.
Rüzgârın, bin yıl öncesinden haber getirir
Ve her akşam, güneş seninle helalleşir Boğaz’da.
Minareler göğe açılmış suskun dualar,
Kubbelere sinmiş zamanın secdesi var.
Ayasofya’da yankılanır çağların sesi,
Bir medeniyet uyur, bir diğeri uyanır.
Sen ki sürgün aşıkların son limanı,
Yorgun kalplerin sığınağı, umutların yoldaşısın.
Bir semtinde çöküş, ötekinde diriliş,
Aynı anda hem keder hem ihtişamsın.
Martılar şahittir sırlarına,
Dalgalar ezberlemiştir adını.
Her taşında bir hatıra,
Her gölgende bir saltanat izi.
Geceleri kandil gibi yanar pencerelerin,
Sokaklarında şiir yürür, fark edilmez.
Bir kahve fincanında saklıdır kader,
Bir bakışta başlar, bir ömre bedel sevdalar.
İstanbul,
Sen bir şehir değilsin yalnızca;
Sen, insanlığın hafızası,
Zamanın kalbinde atan ebedî bir aşksın.
Kayıt Tarihi : 7.1.2026 14:13:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!