İstanbul, kokunu soluyorum, hırçın bir sonbahar ikindisi.
Denizi suladıkça bulutlar, daha bir serpiliyor kız kulesi.
Ne kadar da mağrur ve kendinden eminsin.
Adına şiirler yazılması mıdır bu duruşun sebebi?
Minareler kubbeler süsler siluetini
Eyüp Sultan kıskanır mı, Süleymaniye'nin dört minaresini?
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta