Tuzlu bir İstanbul sabahından
Alkol kokan ikindi sonraları
Ve şehvete bulanan gece yarılarıyla
Aksaray’dan Taksime uzanan netameli yol
yalnızlığın ana yurdudur
Buhur ve aşk kokar sabahları Eyyup
Bir aşığın sabrını nakşeder gönüllere
Onca ihtişamıyla Sultan Ahmet
Bir güvercin saflığıyla konar yüreklerine
Allah aşıklarının
Karaköy yasak ilişki kurbanıdır
Taze et ve ucuz parfüm kokar sokakları
Yaşanırken en acı dramlar, dillerde afili ve arzulu çağırışlar
Var git yoluna der yabancıya
Dilsiz, dudaksız...
İmparatorluk hemen yanı başındadır Sarayburnu’nun
Topkapı’dan Fatih in atıyla gidişini seyreder ahali
Modern zamanların eskiyen yüzü, Unkapanı hüzünlü
Eminönü yine kalabalık, yine işinde
Moda yı eski zamanlardan bir tramvay böler
Üsküdar’ ın Mihrima’sı hüzünlü
Üsküdar modern bir cinnetin kurbanı
Beykoz yığın villalarıyla çirkin..
Fatih çelişkiler ve farklılıklar yurdu
Siyahın, beyazın ve çıplaklığın harmanı
Bab-ı Ali parlak taşlarla döşenmiş yokuşlarıyla yorgun
İstanbul “yaş”lı gözleriyle az hüzünlü….
O masal dağında ünleyen gazal
Güz ve hasret yüklü akşam bulutu
Güz ve güneş yüklü saman kağnısı
Babamdan duyduğum o mahzun gazel
Ahengiyle dalgalandığım harman




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta