Ey İstanbul!
Bugün yendin beni...
O izlemeyi sevdiğim sokak lambaların
Cehennem ateşi gibi yaktı bugün
Yalın ayak düşlerimi! .
Önce yardan dokundun yüreğime aldın onu
Zerre zerre akıttın gözlerimden!
Sonra canıma okudun...
Daha kaç çocuksu hayallerime kefen olacaksın,
Hangi doğmamış sevinçlerime çelme takıp,
Hangi kıyına köşene buruşturup atacaksın
Benden öte senden ziyade umutlarımı,sen söyle?
Hangi manzarana aşina gözlerime,perdelerini kapayıp
Hangi kör anıma denk getirip!
Hangi düşürdüğün kör kuyun da boğacaksın tutkularımı.
Çek o gölgem gibi beni takip eden kara bulutlarını.
Hedef tahtanmıyım,durmadan bana atıyorsun yıldırımlarını,
Biraz olsun din! yırtılacak göğün kopacak kıyametin...
Nem keder içinde kaldın,dinlen sen; bende
Boğazıma kadar mateminle kaçayım,
Korkuyorum yoksa,karışacak ismimiz
Kayıp ama bu şehirde aranamazlar listesine.
Hadi yak yeşil ışığında gideyim.
Geçit vermeyen yolların var be İstanbul!
Ben gitmek istedikçe,itlerini salıyorsun üstüme.
Madem göndermeyecektin o zaman niye...
Niye İstanbul sen söyle? ...
Kayıt Tarihi : 30.6.2011 21:58:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!