Eksik tercüme edilmiş masallarla uyutulan sokaklar, günbegün büyüyerek şuh bir ifadeye büründüler bugün. Bir şehrin ar damarı çatladığında, gece de terbiyesizliğin sınırlarını zorluyor işte. –ki yıldızlar, utancından yerin dibine giriyor neticede!
Muhtevası derin bir hüznün bağrına indim, diyorum
Kime sorsam “Yağmurdandır!” diye yanıtlıyor
Yalvar yakar geçmişim tenime uygulanan ambargolardan
Susuzluğum almış yürümüş!
Adeta göğsümde seraplarla bezenmiş bir çöl büyütüyorum
Çileyi koklayıp gül niyetine
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime
Devamını Oku
Zindana girersen, beni de çağır.
Sabrı, kanaatı bal niyetine
Ekmeğe dürersen, beni de çağır.
Bazen iki dünya sığar içime



