Yokluğun, bir deli poyrazdır içimde
Fırtınalar koparır denizlerimde
Soylu, esmer bir yalnızlıktır hasret
Karabasan gibi çöker geceme…
Başlanmamış şiirimsin
Çoğalansın yüreğimde
Yâkup gibi âmâ olsa da gözlerim
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Hem kurgusu
hem de özlem anlatımı
şiirin güzelliğine
eşlik etmiş.
Kutluyorum üstadem,
tebrik ediyorum sizi,
selamlar...
Eminim her okuyanın içindeki ıssız ada bir ahh çekmiştir, ne çok hasret biriktiriyoruz değil mi Hocam, acabalar çoğalınca böyle şiirle söyleşiyor gönül, anlamlı ve çok güzeldi şiir canım gönülden kutlarım sevgiler...
Şiir; umut, sevgi , hüzün, duygu işidir. yazarı ne yazdığını çok iyi bilir.özlemdir, bekleyiştir.yerine göre sevgi fitilini ateşlemedir.Yine güzel ve değerli bir şiirinizi zevkle okudum.++ kutlyyorum. selam size.
Şiirinizi gerçekten çok beğendim. Farklı yönü sizin olması, adınızı ve imzanızı adeta kazımışsınız şiirin ruhuna, benliğine.
Serbest şiirler sanıldığı gibi kolay değil, bilen bilir. Olduğu gibi yazıvermek yetmiyor elbette. Okunur ve beğenilir kılmak için sanat ögeleri, betimlemeler ve bazı ince dokunuşlar eklemek gerekiyor. Şiirinizde hepsi de var.
Emeğinize, yüreğinize sağlık diyor, saygılar sunuyorum.
Çok güzel bir sevda şiiri. Seven yüreğin özlemle kavruluşu düşmüş mısralara.Serbest şiir tarzında yazılmasına rağmen, mısralar çok uyumlu ve akıcı. Başarılı bir kalemden çıktığı hemen belli oluyor. Duygu yüklü şiirinizi yürekten kutluyorum Naime Hanımcığım. Sevgilerimle.
İnsan bu!... Yüreğine bazen kendi bile söz geçiremez... Olamayacağını bilir ama yine ister... Yürek o kadar özgürdür ki, her şeye kendi karar verir, biz sadece uygularız... hayal ederiz, düşleriz...
Issız Ada başlığı bile bu aşkın, şairin de dediği gibi, olabilirliğinin ne kadar düşük olduğunu anlatıyor... Ama dedik ya.... Yüreğe söz geçmiyor!...
Yine çok başarılı, yine çok içten, yine çok akıcı bir şiir...
İçtenlikle kutlarım Naime Öğretmenim... Sevgilerimle....
kara sevda da olsa aşkta umut hep vardır... kısmetse bir şekilde gelir... bu güzel sevda şiiri için tebrikler öğretmenim
Kavuşamayız biz, öykülerde bile
Hayal bu ya:
''Sürgün edilsen bir ıssız adaya
Yüzüp gelir misin
Kumsaldaki o iğde ağacının altına
Her gece
Diner mi bu kavuran özlem
Gelişinle… ''
Böyle güzel serbest şiirler okuyunca Kendime diyorum ben neden serbest şiir yazamıyorum. Bu kalıpta farklı bir duygu yaşatıyor yazana okuyana.. Yüreğinize sağlık..
Naime hocam selamalr..
Birini ısrarla bekleyiş dile getirilmiş bu şiirde... Özlem ve ayrılık vuslat ümidiyle iç içe işlenmiş... Şiir böylesine güzel olmasına rağmen başlık bu şiirde zayıf kalmış.
Cemremsin
Seninle ısınır toprağım, havam
Bilemezsin…
Sen gülümserken
Binlerce yıldız yağar gözlerine
Tatlı bir yaz düşer güzlerime…
Varsın yarım kalsın şiirlerimiz
Sen / ben yoksak dizelerde…
Hükümsüzdür her biri
Adım dilinde heceyse…
bu satıları yazan kaleme şapka çıkarılır, bu satırları nakış nakış işleyen yürek öpülür..
kaleminiz yüreğiniz hiç susmasın
saygılarımla
Bu şiir ile ilgili 92 tane yorum bulunmakta