Bugün de dünküler gibi sana geldim.
Yüreğim ellerimde ve koşar adım…
Yürüdüğüm yollar şahidim,
Sağa sola hiç bakmadım.
Sana sadece cinsiyet itibariyle benzeyen,
Yüzü gözü boyalı ve şekilden şekile giren
Bugün gözlerinde bir yağmur var,
Sağanak bir bulut gibi gözlerin.
Bugün sende bir hâl var.
Yüzün yabancı bir vilayetin
Yabancı bir yüzü…
Gecenin en ürpertici saatlerinde görülen
Bugün de gelmedin sevdiğim,
Yar aramadın, sormadın hiç.
Sana olan mahkûmiyetimle seni bekledim.
Sana olan sevdamla hep sabrettim.
Bir işaret bekledim umutsuzca,
Beni çağıran bir ses bekledim.
İçimdeki fırtınanın sakinliğiydi bu sessiz çığlık.
Son sözüm değildi sana bu söylediklerim
Sonu üç noktalı cümleler biriktirmiştim sana…
Ama bir türlü söyleyememiştim.
Ben kaya diplerinde açan yalnız bir çiğdemdim,
Sense bana can veren bir yağmur tanesi.
Sahibi bilinmeyen mısralarda tanımıştık bırakılmışlığı.
Bir de yalnızlığın inciten sessizliğine yakalanmıştık.
Bir sükûtun şahitliğini mısralarda yapmak zormuş
Yeni anlamıştık susmanın ustura gibi keskinliğini.
Oysa yazamam demiştim de kıramamıştım kalemimi
Yüreğimdeki kırgınlığa bir kırık daha ekleyememiştim
Senden oldu yine bu gece.
Sensizlik çöktü karanlığa tekrar.
Sen gözlerini kapatırken düşlerine,
İçimde bir sen koptun
Ve yine yoksun.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!