Çok gördüler ona gülmeyi
Oysa kadın değer görmek
Sevilmek istiyordu
Yıktılar tozpembe hayallerini
Kırdılar kalemini
Yazmayı severdi aslında
Bitmek bilmeyen
Gecelerim karanlık
Loş mu loş
Titreyen ellerim boş
İnan değilim hoş
Yüzüm solgun
Eylülde gel, derdi Alpay
Benim öyle bir şartım yok
Ekim, Kasım hiç fark etmez
Çok özledim ben seni, çok.
Kırık be kolum kanadım
Hafik gönlümün sarayı
Koyulhisar'ı, Zara'yı
Göresim geldi orayı
Çok özledim ben Sivas'ı.
İlk kez duydum adını
Tanımam o kadını
Onun da mı kırmışlar,
Kolunu, kanadını?
O da mı aşka yanmış
Gece zifiri karanlık
Yoktu gökyüzünde Ay
Bir deprem oldu
Vay kardeşim vay
Tüm binalar yıkıldı
Söylemesi kolay
Sayacağım şimdi tek tek
İçine az doğra ekmek
Ne leziz olur mercimek
Tabi ki çorbaya devam.
Karalahana ve beyran
Ah bu cumartesiler yok mu
Bir eve hapseden insanı
Bir cam kenarına
Mutluluğa bakan
Oysa ellerin ısıtmalıydı ellerimi
Nasıl da çay kokar, kahve kokar
Semaya kalkacak elim
Rab'be yakaracak dilim
Haydi birlikte gidelim
Ben Cuma'ya gidiyorum.
Gel de kör şeytan delirsin
Sen benim
Yalandan kaçışım
Mutluluktan uçuşum
Aşka yelken açışım
Geleceğe bıkışım
Gerçeği arayışım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!