Müzik Öğretmeni
Zamanı affettim,
çünkü yaraları kapatmayı bildi.
Ama seni affedemedim;
çünkü her kapanan yarada
adın kaldı.
Yüzün duruyor hâlâ sol yanımda;
Kendine geç kalmış bir ayna gibi, zamansız;
Ve o aynadaki küskün çocuk hüznü.
Gözlerimdeki ağırlık,
Tonlarca yük;
Ve uykusuzluğumun tortusu.
Yılları bir bir yok ederken vakit,
Çay kaşıkları balık gibi görünüyor bugün,
Denizin tuzu sinmiş bir çay bahçesinin masasında.
Dalgalar—haylaz bir çocuk sanki—
Bir vuruyor kıyıya, bir geri kaçıyor.
Çaya attığım şekerler
Eski bir aşkın hatırası gibi
Ne olur, duy sesimi.
Ağzı olmayan çığlıklar yankılanıyor
bu içinden rüzgâr geçen evde.
İçimde, yanlış kişiye açılmış yaralar var.
Duyulmuyor artık
o yürek çizen gitarımın sesi.
Özlemin,
kapısı çoktan sökülmüş bir evin
anahtarını hâlâ cebinde taşımaktır;
rüzgârı olmayan bir sokağa
perde aralığından bakmak,
Akşam, üzerime örttüğüm bir yorgan gibi
ağır ağır kararttı günümü;
ışık, usulca çekildi.
Huzurun beyaz tüllerine asılı kelebekler
uçup gitti,
uykuma dokunmadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!