Hani okşamadığın saçlarım varya.
Şimdi Kızım “baba” diyor
“Baba bak! yıldız topluyorum saçlarından”
ve ben ıslık seslerine inat
şiirlerle yürüyorum şehir şehir.
Kulaklarımda çınlarken ıslık sesleri
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bazen göz yaşlarının eşlik ettiği şiirlere, basitçe kutluyorum,güzeldi demek gelmiyor içimden.Varlık kadar,yokluk ta mukadderdir.Yazarken hissettiğinizi,okurken hissetmek mümkün mü?
Cok güzel ve o kadar içten ki, ben cok duygulandim.. yüreğinize sağlık
Vakit geldi yine
Duyuyor musun?
Adını sayıklıyor gibi semasında bu şehrin.
Minarelerde Müezzinler ölüyü anlatıyor
Bel ki de bir efsane şimdi topal hoca
Ölüler onu çağırıyor
Gassallara inat.
Kutlarım kaleminizi sevgili arkadaşım İbrahim bey. selamlarımla
Her ne kadar sebest dalda şiir yazmasamda zaman zaman sayfalarda okunası şiirlere denk geliyorum üstad.Serbst dalada şiirler genellikle çok anlam taşıdıklarından bir çok konuyu tema olarak işlediklerinden yorum yaparken pencereyi son derece geniş tutmak gerekir.Hiç bir şey yaşanmadıkca ve hayal edilmedikçe kaleme alınıp şiirselleştirilemez üstad,bazen sevgi selinden hüzün akar doğru bir temabazende duyguların en temizi...kutlarım sizi
'Her adımda yaşamaya inat ve yokluğunu kabul ederek.'
dedikten sonra gene de beklemeli soğuk ve ıssız koridorlara düşecek güneş ışığı ve sıcaklığının bir anlamda 'yokluğuna rağmen' onu yaşatacak olduğunu...Başında dikili taşa inat, hasretine inat....
Kaleminize, yüreğinize sağlık sayın İbrahim İmer...
Kutluyorum...
Bir tek gerçek var ben onu biliyorum
Yokluğunun armağanıdır
Sevgi selinde hüzün akan
Soğuk koridorlar
kutlarım. yürek sesiniz dizelere ne güzel yansımış . çok güzel bir eser okudum. usta kaleminiz daim olsun
tekrar okumanın zevkini yaşıyorum tebrikler..
ritimsiz, notasız, rotasız türkülere bayılıyorum. detone olması çok da önemli değil, önemli olan yaşamak o türküyü...
duygular yoğun işlenmiş, zaman zaman bam teline de dokunmuş şair kardeşim.
tebrikler, sevgiler
o şehrin semasında müezzinler adını zikretmesin be koçum. sırada nice gidiseciler var:))
Hisli ve sitem dolu mısralar kaleminize sağlık gönülden tebrikler Mesut Özbek
offf duygulandım yine......teşekkürler....
Bu şiir ile ilgili 55 tane yorum bulunmakta