İSLAM ŞİİRLERİ

İSLAM ŞİİRLERİ

Abdullah Odabaş

Kur'ana dil uzatan dinsiz cühela,
Bu kadar da olmaz cehli mürekkeb,
Başına parçalansın musavver kitap,
Bu kadar da olmaz cehli mürekkeb,

Kur'ana uyar mı sopalı resim,
Bir takım çocuk, manasız isim,
..

Devamını Oku
Mevlüt Yanar

Bosna'da Çaresizler Katledilirken.....


Zemheride dağlar köyler buz olur
Çakıl pelit kurda kuşa koz olur
Uzak yakın akrabalar yoz olur
Duygu donar selam donar söz donar
..

Devamını Oku
Salih Demir

Gayrı yetmezmi gardaş sen ben dâvası
Ne zaman biter bu mel’un gardaş kavgası
Ne olmuş yani sen Türk’sün bende Kürd’üm
Türkiye benim vatanım hemde öz yurdum
Milletimiz ulu bir çınardır on bin yaşında
Binlerce şehit vardır her bir göz yaşında
Gövdesi Türk’tür Kolu Kürt’tür çınarın
..

Devamını Oku
Mehmet Çiftci

İNSANLIK SANA MUHTAÇ
Sana en çok şimdi muhtaç bu perişan insanlık
İslâm öncesi arabın cahiliye devri bu
Kuralları çiğneyerek haddi aşan insanlık
İsyanına isyan katan cehaletin seyri bu

Ebu Cehil Ebu Lehep Firavun Nemruda eş
..

Devamını Oku
Mehmet Şahan

Ekmeğe katık ettin dert ile çileleri,
Yıllarca göğüs gerdin hep bozdun hileleri…

Bütün ömrü vakfettin vatanına yurduna,
Mirasını bıraktın yurda âşık Kurduna…

Türk İslam Ülküsüyle içimizi doldurdun,
..

Devamını Oku
Yusuf Aygun

İCTİHAT PENCERESİ KAPALIMI?


İslam’ın evrensel misyonunu çağlara taşıyan yegane menbağ içtihattır. Allah insanın yaşamının genel çerçevesini çizmiş bunun dışındaki zamana ve zemine müteallik spesifik konuları ise bu temel hükümlere bağlı kalmak koşuluyla insan aklına bırakmıştır.Bu Allah’ın insana merhameti ve tanıdığı fikri özgürlüğünün bir göstergesidir. Bkz. Maide101-102 İslam’ın temel prensibi olan ‘Eşyada asıl olan mubahlıktır.’düsturu Allah’ın insan cinsi için sağladığı yaşam kolaylığını ve şartlara,zamana ve zemine göre hareket edebilme kabiliyetini sağlamışken bu akışın durması ise İslam’ın canlılığını ve dinamizmini yok etmiştir.Aklın yerini taklidin ve dogmanın alması,asıl ile füru olanın birbirine karışması skolastik bir Ortodoks İslam’ının doğmasını sağlamıştır bu zamanla İslam’ın bir yönetim biçimi olarak yerini seküler hukuka bırakmasına da zemin hazırlamış İslam-i bir hayat nizamı olmaktan çıkarmış bireysel bir mistik inanış haline getirmiştir. Bahsetmiş olduğumuz bu süreci hazırlayan sebepler siyasi,tarihi ve sosyal olup bu süreç uzun bir zaman serüveninde ortaya çıkmıştır. Başta şuraya dayalı yönetim biçiminin saltanatla birlikte ortadan kaldırılması,dini hassasiyetin yerini soy sop ve asabiyet anlayışının alması bu olumsuz durumun başlangıç sebebidir,akabinde uzun süren iç çekişmeler ve çatışmalarda sahabe ve tabinin ileri gelenlerinin ölmesi,uzun süren fikri ayrılık ve hizipleşmenin oluşturduğu mezhepleşme kavgaları ve oluşan tarafgirlik ve taassup atmosferi, Ehli Beyte ve onlardan tarafa duranlara uygulanan baskı tecrit ve dışlamaya karşın bir kısım tarafgir ilim ehlinin iktidardan yana oluşturduğu fikri atmosfer ve resmi din anlayışının dayatılması,sünnet fikri yerine daraltılmış hadis anlayışının ve resmi fıkıh anlayışının siyasi otorite tarafından dayatılması,farklı fikirlerin resmi din kurumlarınca sapıklıkla itham edilmesi ve bir çok ilim adamının sürgün ve idam edilişi temel siyasi etmenlerdir.Tercüme faaliyetleriyle birlikte farklı kültürlerin İslam’a girmesi, baskı ortamından bıkan halkın ilmi faaliyet yerine zahitliği ve münzevi hayatı tercih etmesi,zamanla felsefi tasavvufla birlikte doğru din algılama biçiminin bulanması ve bu kültürle birlikte İslam’a giren münzevi yaşam biçiminin din zannedilmesi ve İlmin ihmali bu ortamı hazırlayan sosyal sebeplerden sayılabilir.Batınilik ve diğer sapık fikir akımlarının cahil bırakılmış halk üzerinde etkili oluşu ve buna karşı resmi mezhep oluşturma tavrı ve İçtihadın bu resmi mezhep çerçevesinde oluşturulmaya çalışılması,halk için taklidin özendirilmesi ve bunun formüle edilmesi bu arada resmi görüşe uymayan bütün görüşlerin reddedilmesi ve kısıtlanması bu olumsuzluğun ilmi sebeplerinden sayılabilir.Bu ifade ettiğimiz sözleri ne kadarda kötü niyetli kimseler gelenek düşmanlığı olarak lanse etmeye çabalasa da biz esasen bu dönemlerde müctehit ve müceddit ulamanın gayretlerini ve ortaya koydukları güzel eserleri hayırla yad ediyoruz,bizim problemimiz kitabi kültürle değil piyasa kültürüyledir.’ Kara Kablı Kitap’ olarak fıkralara dahi konu olan bu kitap sırf taklidi ve cehaleti öğütleyen ve El cevap caizdir el cevap caiz değildir ifadeleriyle dolu ümmeti aptal ve koyun yerine koyan kültürle alakalıdır bizim isyanımız.Tarihte hiçbir selef alimi ben mutlak hakikat sahibiyim beni taklit edin beni ve benim gibileri taklit etmeyenler yoldan çıkar dememiştir.Bilakis onlar bunun tersini söylemişler bir çok alim taklidi imanı en azından caiz görmemiştir,bu alimler içinde taklidi geçersiz sayanlarda vardır,Kuranda atalar dini olarak zemmedilen ve alim ve ruhbanları ilahlaştırmakla eş görülen taassup maalesef bu gün dahi bir kısım insanlar tarafından sağlam Müslümanlık ve alimlere vefa olarak lanse ediliyor.Bkz.Tevbe31 oysa bakın İmam Gazzali İhya’sında ‘Taklit yolu ile mezhebe bağlanarak inceleme yapmadan yalnız duyduğuna inanmak sureti ile körü körüne orada donup kalmak,böyle bir kişinin müşahedesi hissine bağlanmış olur şayet kendisine bir ışık deliği açılırda inancının aksine bir gerçeğe ulaşırsa hemen taklit şeytanı ona saldırarak ’ecdadının inancına uymayan bu gibi şeyleri nasıl hatırına getiriyorsun der.’ Diyerek geçmiş ulemanın da taklide hoş bakmadığına bir numune teşkil eder.Bkz.İhya Ulumu-d Din s. 804 -807
19.yüzyılla birlikte seküler hukuk sisteminin İslam ülkelerinde hakim duruma gelmesiyle İçtihat müessesesi tamamen unutuldu,artık Müslümanlık tamamen bireysel bir duyarlılık ve vicdan meselesi olarak algılandı zaten içtihat edilse de uygulanacağı ortam kalmamıştı kaldı ki zaten kapı kapalıydı.İhvan-ı Müslümin hareketi,İran İslam devrimi,Hindistan ve Pakistan’daki Cemaat-i İslamiye hareketi ve diğer Selefi hareketlerle yeniden Kurana ve Sünnete dönme ideali İslam dünyasında canlandı.Radikal ve siyasal İslam temelli bu hareket alternatif sistem modelini tamamen içtihada müstenit olarak ortaya koydu aksi taktirde geleneksel kültür içerisinde böyle bir örnek söz konusu değildi onun içindir ki bu hareketler en başta gelenekçi dindarlardan tepki aldı,onlara göre tarihte her şey halledilmişti bize düşen onları taklit etmekti biz Kuranı anlayamazdık bu yeni İslamcılık sapıklık ve tahrifçilikti,bu akımı İngiliz misyoneri Lavrens’in talebesi Muhammet b.Abdul Vehhab kurmuştu ve her Kuranı anlayalım diyenin adı artık Vahabi idi.Peki şimdi kapı kapalıdır diyenlere soralım(içtihat kapısı)
1-Müslümanlar bu piyasa koşullarında,faiz, kredi,vade farkı,taksit v.s gibi klasik İslam hukukunda cevaz verilmeyen konularda ne yapacak.Faiz ile Riba aynı şey midir.
2-Zekat,sadaka,diyet gibi konularda nisap dediğimiz ölçü hala altınla ve gümüşle mi belirlenecek, arpa,buğday,üzüm,hurma ilk dönem itibarı ile sahip olduğu değeri muhafaza etmekte midir,zenginliğin yeniden tanımlanması gerekir mi villada oturup,mercedese binip birikmiş altını olmayana zekat düşmezken bütün variyeti 96 gram altın olana nasıl zekat düşüyor.
..

Devamını Oku
Bahadır Bolat

Uçsuz bucaksız kızgın çöllerde,
Adın söyleyen nurlu dillerde,
Dolaştım durdum yaban ellerde,
Seni aradım ya Resülallah!

Akışıp giden şu seller gibi,
Hırçınca esen şu yeller gibi,
..

Devamını Oku
Haluk Şan Dikmen

Çarıkla,

Çizmeyle tepilirdi,

Kuzu derisinden toplar…

Bulutların üstünden,
..

Devamını Oku
Barış Korkmaz

Parayı, makamı, maaşı bırak bir kenara.
Hele şu nefsini at biraz uzağına.
Ne dedin? Ne söyledin? Sen farkında mısın?
Yıktığın çamların hesabında mısın?
Ne İslam ı yamadığın bu kahpe düzen
Ne takken ne de o cübben,
Kurtaramaz seni bunu bir bilsen!
..

Devamını Oku
Niğmetullah Uçar

MUTE SAVAŞI

Şam bölgesindedir mute bölgesi
Belka yakınında bir yer adıdır
Haris Bin Umeyre busra elçisi
Surahbil Bin Amr’ın yanına varır

..

Devamını Oku
Niğmetullah Uçar

ÜLKÜSÜZLER

Ülkü ocağında yetişen gençler
Büyüdüğü zaman fikri bitirir
Başka mecralara dağılır gider
Ülküsü kaybolur değer yitirir

..

Devamını Oku
Ahmet Yoldaş

Müslüman olamaz bu kadar hor ve sefil.
Kataloğun kurandır. O her şeye delil.
Yıldızların sahabe bunu sen böyle bil.
Dünyaya yön veren yeni nesli yetiştir.

Uyan kendine gel İslam ile şereflen.
Fikri İslam, kalbi hür, yeni nesle hedeflen,
..

Devamını Oku
Tahsin Koç

Batı, ısrarla bunu istiyor, Müslümanlardan
Zina, ahlaksızlık “sayılmasın” İslam’da
Kadın, erkek, haremliği “olmasın” iman’da
Batı, Müslümanlardan bunu istiyor

Din ile dünyanın “ruhani” ayrılmasını
Sadece, dinin “vicdan” da kalmasını
..

Devamını Oku
Tahsin Koç

İkibinonyılı oldu Kur’an yılı
Her yıl aslında bir Kur’an yılı
Ey! Müslüman “çok an” bu yılı
Çünkü ikibinonyılı Kur’an yılı

Kur’an geldi şereflendi dünya
İnsanlığın beklediği bu rüya
..

Devamını Oku
Abdullah Odabaş




(Prof.Dr.Ülkümen Bey'e)

Bugün de Erzurum şenlik şaduman,
Her yönden esiyor bayram havası,
..

Devamını Oku
Kadir Haktan Türkeli

Sazı almış eline, vurar durar füsünkar
Cumbuş gombuş misali, gerdan kırar bu deve
Tam gözlüklü bir yılan, yonup duran hiylekar
Deccal olmuş kan ister,bela arar bu deve

Na-hesap riyaziye,yön kıblayı bilmiyor
Savaş çığlığı atar,aklı kısa ermiyor
..

Devamını Oku
Ramazan Ece

Dinimiz İslâm dinidir
Düsturumuz ilâhidir
Yolumuz Hakkın yoludur
İslâm felâhın yoludur
Herkes Hakka dönmelidir!

Hak yolunda din yolunda
..

Devamını Oku
Ahmet Bal

Ayrılma sakın


Araya şeytan,zalim girse bile
KURAN ın yolundan ayrılma sakın
Başına her türlü dert gelse bile
İSLAM ın yolundan ayrılma sakın
..

Devamını Oku
Muhammed Şemsetdin Akyüz

Gönül bağımda yine gam'ı kederde yanan ateş, hiç sönmüyor,
Yurdumun insanı sanki, yaşanan ahval-i zulmü hiç görmüyor,
Sanki dünyada zalimin zulmüyle, hiç kanlı değirmen dönmüyor,
Neden evladı fatihan! Ahvalde düsman defterini dürmüyor?



..

Devamını Oku
Burak Kılıçaslan

Doğru ne bilemiyorum,
Her şeyde seni arıyorum,
Ne olacak sonum bilemiyorum,
Buldur Hak'kı Allah'ım.

O diyor Hak bu yol,
Bu diyor Hak bu yol,
..

Devamını Oku