Meteoroloji parçalı bulutlu yağmurlu diyordu bugün için.
Yağmur da yağsa fırtına da çıksa gideceğiz dedik!
Çok istedik…
Çok isteyince yüzümüze güldü güneş, biz de ona gülümsedik.
Limanı neresidir ki bu fani hayatın?
ben senden demir alsam,
En yakınındakinden, sana en uzak kim ki?
en sevdiğin ufkun olsam,
Yaşamak, hevesi midir ki bu payitahtın?
Ölen Biri
Aşk, hayatın resmi için duvarına çaktığın çivi gibidir,
Tam güzel durdu derken,
Parçalanmış çerçevenin camları batar yüreğine,
İşte o an hissettiğin şey, içinde ölen biridir. (2004)
Özgürlük
Kapat gözlerini!
Duymasın kulakların, koklamasın burnun, tutmasın, dokunmasın ellerin.
Sus! Kelimeler ölsün,
Kapat gözlerini dönmesin dünya, açma gözlerini kimseler görmesin,
Pinokyo
Yalan söyleyebilen insanlardan daha gerçektir Pinokyo.
Keşke her insanın yalan söylediğinde burnu uzasa.
Düşünüyorum da acaba?
Kaç kişi seni seviyorum diyebilecek?
‘Yaratıcı bizi öyle yaratsaydı,
her adımımızda bir nota çıksaydı eğer,
en güzel senfoni,
sana koşarken çıkardı’
Şiir okuyan o kadınlar yok artık,
Ne güneşin batışı duygulu ne de doğuşu,
O zarif kadınlara özlem kaldık,
Ne gözlerin bakışı buğulu ne de yüreğe dokunuşu.
Saçları savuran o rüzgarlar bile kalmadı,
Her şey boş gelir,
Düşününce sonsuzluğu...
Hatıralar gelir mi aklıma bilmem,
Hatırlayabilir miyiz ?
Bir güneş gibi doğdu akşam,
ne göğe sığdı, ne kalbe.
Rüzgâr sustu, taş düşündü,
insan kendinden utandı biraz.
Bir yaprak düştü
Yalın Ayak
Toprak o kadar yakın, güneş öyle uzak,
Gölgeler, uçsuz yollar kadar uzun,
Her şey iz bıraktı, her şey ve sen.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!