İsimle Çağrılan Aşk

Dünya Yükünün Hamalı
1041

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

İsimle Çağrılan Aşk

Bir ismin oldu Nihal.
Bir sır, dudaklarda gezindi.
Önce bir yalnızlıktı, gizli bir bahçe;
Şimdi bir kapı aralandı ve geri dönülmez oldu her şey.

Son söz:
Açılmak ya da yakalanmak…
O an ki, sevda artık içinde saklı bir sır değil,
Bir “biz” olma ihtimalinin eşiğine gelmiş çiçektir.

Bu eşik aşıldı mı, sevgi gizlenemez artık.
Ya dillenir, bir nehir olup akar iki can arasında…
Ya da bir yas olur, sessizliğe gömülür.

Ama asla,
Asla görmezden gelinmez.

İşte o eşikten geçtikten sonra,
Her şey dönüşür:
Bakışların ağırlığı başkadır,
Susmaların dili…
Sözler, artık sadece söz değil,
Bir ahit gibi kalbe işler.

Ve Nihal,
İsmi bile bir dua oldu şimdi.
Her çağırışta,
Gizli bir bahçenin kapısı aralanır.
Ten, bir harita gibi okunur;
Her dokunuş, bir ayet olur.

Geri dönülmez biçimde değişen budur:
Yalnızlık, iki kişilik bir sığınak olur.
Sırlar, ortak bir dil.
Yakalanmak, en özgür kılan esaret…
Ve aşk, artık saklanacak bir suç değil,
İtiraf edilmiş, isim konulmuş bir hakikattir.

Nihal’le anlam kazandı her harf.
Zaman, onunla soluk alıp verdiğin an oldu.
Mekân, teninin sınırları…
Artık ne gizleyebilirsin ki?
Ya bütünüyle açılacaksın,
Bir çiçek gibi taç yapraklarını döke döke…
Ya da yakalandığın o anın hüznüyle,
Yasını tutacaksın kayıp bir cennetin.

Ama yok saymak?
Mümkün değil.
Çünkü isim konuldu.
Ve bir isim, bir çağrıdır artık.
Sürekli, tekrarlanan,
İçten içe yanan bir çağrı…

(Nihal, bir isimden öte,
Şimdi bir makam.
Aşkın, sesten söze,
Sözden öze indiği yer.
Bu eşikten sonra,
Her şey geri sarılmaz bir nakış gibi işlenir ruhlara.
Yaşanır, ya da özlenir.
Ama unutulmaz.)

Dünya Yükünün Hamalı
Kayıt Tarihi : 14.1.2026 22:51:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!