Kasvetli gecelerinde kışın,
Dışarıda savrulurken kar taneleri sessiz,
Hatıralara tutunmuş kar tanelerini
Yığardın usulca yüreğime
Örterdin ne var ne yoksa senden önce
Bitmez tükenmez gecelerinde kışın
Geceler puslu
Geceler yaslı
Geceler yine ağlamaklı
Ay bile hüzünlü bakıyor bugün
Yıldızlar nerede?
Yalnızlık geceyi de vurmuş anne
Ekmek kırıntıları bıraktım ardımda
Çocukluğumu bıraktığım gibi.
Her adımda bir izim olsun istedim.
Ondandır lastik botla
Yalnız çamurlu yollarda yürümem.
Kaybolmaktan korktum,
I
Adsız bir şehrin
Köhne bir hastanesinde doğdum
Issız bir odada açtım gözlerimi
Oda kar beyazı
Hüznünü aşkın
Çekmişim sineye,
Bırakmışım hayalin rüzgarlarına ruhumu
Savrulmuşken bedenim acı sularında ırmağın
Çakıl taşları arasına sıkışmışken yüreğim
Cesaretim yokken bulmaya hatıraları,
Akmaktan yoruldu da dinmedi hala,
aksimi görüyorum şimdi;
tadı hiç bu kadar acı gelmemişti bana,
bugün birbaşka yakıyor sanki
kokusu da farklı
rengi daha bir koyu
Kah başımı çorak toprağa gömer ağlarım,
gözyaşlarımla yeşerir toprak;
kah yüzümü göğe sürer bulutlar gibi özgürce yol alırım,
gözümün parıltısıyla aydınlanır gece...
Bir hüzün çöker bazen ezilir ruhum,
çakıl taşı gibi suyun dibine çöker kalırım;
Sağdan mı, soldan mı
ortadan mı gitmeli?
Hangi yol çıkmaz kestiremiyorum.
Ne yana gitsem aynı son, aynı sonsuzluk,
aynı sıkışmışlık biliyorum.
Nefes alamıyorum.
Sana hala aşık mıyım bilmiyorum
Görebilmek için ayışığı yüzünü
Duyabilmek için bir nebze sesini
Saatlerce duvar köşelerinde bekleyen
Günlerce gezinen kapılarında
O saf aşık, o telaşlı,
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!