Işık yağmurları Şiiri - Abdullah Ataş

Abdullah Ataş
37

ŞİİR


7

TAKİPÇİ

Işık yağmurları

Çorak arazilerde gül aramak gibiydi,
Belki de bir vahada suya duyulan özlem...
Nasıl ifade etsem, acizliğin dibiydi.
Anlaşılmamak ve de sonu hissetmek her dem,
Cennetin ortasında yaşanır mı cehennem!..

Daracık bir boşluktan bakmışım hep dünyaya,
Her şey devdi gözümde, karıncadan farksızdım!..
Değişti bakış açım, madde ile manaya,
Hakkı hakta ararken belli ki ben haksızdım,
"Yürü!" denilen yolda kolsuz ve ayaksızdım...

Baktığım tüm yönlerde aynı şeyleri görmek,
Anladım ki alnıma mühürlenmiş kaderdi...
Haddim olmadı asla geleceği öngörmek,
Bütün kâhinler gelse ahvalime ne derdi,
Sonsuzluğa yürümek belki bana yeterdi...

Yalnız bana özeldi  teke düşen her mevsim,
Bir benim üzerime çöktü kara bulutlar...
Başkalaştı günbegün tabiat, nesne, cisim,
Gürültüler masumdu, korku saldı sükutlar...
Bunca gafil yığınlar, bilmem ki neyi kutlar!..

Hesap zamanı geldi, sanki koptu kıyamet,
Can vermeden yaşadım bu dünyada mahşeri...
Bir yanım sürün dedi, bir yanım kalk! Kıyam et,
Lakin ateşlerdeyim, dehşet sardı her yeri,
Var mıdır yeryüzünde bu durumun benzeri?..

Kapanıyor perdesi ömür denen sahnenin,
Işık yağmurlarında karanlığa büründüm...
Takvim yapraklarından düşen her bir senenin,
Matemini tuttukça  görünmeze göründüm,
"Sen"merkezli yaşadım, bin parçaya bölündüm...

Abdullah Ataş

                                                          
                                   

Abdullah Ataş
Kayıt Tarihi : 7.3.2023 23:32:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Abdullah Ataş