Bir ışık karanlığın en zifirisindeyken…
Yüzüme vuruyor ürkek,mağrur,şaibeli kaldırıyorum başımı binbir zorlukla gözümü alan o ışığa.
Ve ışık gözümü kamaştırmasına rağmen yılların ay dedesinin kocaman bir gülümsemeyle beni izlediğini görüyorum.yıldızlarla bir olmuş adeta yüzümde ki o endişeli tavrı çekiştirip duruyorlar.
Bende başımı kaldırıp baktığımda göz göze geliyorum onun kocaman gülümsemesine yarı tedirgin yarı sathi bir şekilde dudaklarım silüet misali de olsa gülümseyerek cevap veriyorum…
Gecenin zabıt tuttuğu saatlerde mehtap gururlu,seviyeli ve zayi bir hissiyat veriyor ay dedenin tabii olan o duruşunun yanında…
İçerisinde bulunduğum durumu onaylar gibi,şifrelerle dolu anlamlı oklar fırlatıyor, radikal kararlar silsilesi dolanmaya başlıyor anında düşünce baloncuğumun içerisinde…
Kökü olmayan köksüz budaksız hissediiyorum o an kendimi o denizin önünde o ayın altında bir anda notürmort gibi donuyor herşey..
Neydi çekip kendine, beni bağlayan
Kanatan dudağımı, tenimi dağlayan
Elleri ta içimde o dev miydi



