“Fadime, Ardıç Dibinde” –
Ardıçların Dibinde Zamanın Durduğu Gün
Fadime, Popas’ta ardıçların dibinde keçileri sağıyordu. İrbeğim, şalvarını dizine kadar sıyırmış, çobanlık hazırlığıyla uğraşıyordu. Fadime, obanın ağzında onu öyle görünce alt dudağı titredi, üst dudağına kıvı bir uçuk düştü. Heyecandan süt helkesi devrildi, donu ıslandı. Donu, ladin pürüne astı.
Bir ardıç kuşu geldi, donu kaptı, Yümsekerik’in tepesine bayrak gibi dikti. Sürü, bu manzaraya selam durdu. İrbeğim, kendini kaptırdı, zaman durdu. Ama sürülerin zamanı durmamıştı — otlama vakti geçmişti.
Çanlar, Sürüler ve Kıvı Tutanakları
Çanlar öttü. İrbeğim duymadı. Çanı içerde öter sandı, kulağını içe verdi.
Gormacı Abadal’ın Durmuş sürüyü, Düzalan’da Tatirbeğim’in ekinliğinde yakalandı. Köyden Kürt Osman bilirkişi çağırıldı. 10 kile zarar cezası kesildi.
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta