Z’amanın küflü soluklarında öğütüldü rüya
Firak derman zulasında kahır
İhtimali vuslat efkâr yankısı...
Şeddeli bulutlar yakamoz güruhunda
Gök gürültüsü toprağa esir
Fitne ervahında dimağımda firak lekeleri
Mor menekşeler hüznüme gelin
Ey miskal sedasında zehirlendiğim..!
Sağanak harfler gönlümü biçti biçeli
Yokluğun hücrelerimde matemi düğün
Kalbim bileklerinde mürekkep kesiği
Sükûtun kamburunda vebalimdir kirpiklerin…
Hasret beyannamesi gülüşlerime su i zan
Yosun b'ağladıkça ketumluğuna sırrım
Zümre harflerin kıvrımlarında vuruldum düştüm bakışlarına...
Kör kuyu hükümranlığında yıllandıkça
Kaybettim tefsirimi lahza lahza
Tekerrür ettikçe sevdam
Tebessümlerin perçeminden
Kirpiklerin uçlarından
Saçlarının kokusunda
Eğildi söğüt dalları gibi ruhumun dizleri
Ey mana makamım..!
Hükmü giyilmiş sessizliğin tırnaklarımda sayha
Dimağımda kül kokusu
Bizar ruhum sensiz
Bak bitti gönlüm mürekkebi
Mıh misali çakıldım gurbetin kalbine...
Duraksadı sarkaç, filizlendi ecel zembereği
Koptu ruhun ilmeği
Ağardı oya oya gam ve keder...
Siman gergefi biçtikçe ruhuma ipekten kefen
Söndü kandiller bir bir , kırıldı umudumun fanusu
Katrelerimde vuslat vaadi diye süzüldükçe k’an
Devşirildi zamanın çarkı paslı sükûta
Ey ukde, nakış nakış içime ördüğüm düğüm..!
Arşın dilsizliği, kalbimde derin bir uğultu
Her nefes bir veda, her veda bin tabut...
23:32
Hokkamda kuruyan kan değil, ismine adanmış bir intihar karasıdır.
Kayıt Tarihi : 5.3.2026 10:14:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!