Eski bir sandık beni hep heyecanlandırır.
Gecenin kör karanlığında sanki bir iz ararım
Köşede kalmış bir tozlu fotoğraf bile heveslendirir
bir gülüş bir bakış ilgimi çeker
Bırakırım kendimi sandık başında hatıralar denizine
Dalgalar nereye götürürse oraya giderim
Bazen orman da açarım gözlerimi
Dönülmez akşamın ufkundayız.Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan
Devamını Oku
Bu son fasıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz öyle bir teselliyle.
Geniş kanatları boşlukta simsiyah açılan
Ve arkasında güneş doğmayan büyük kapıdan




Yapacak bir şey yok malesef insanlar çok renkliler
Gerçekten! Ne yazık ki var, bir köşede unuttuğum eskiler... Can gönlü kutluyorum... 10 puan +ant. Sevginin sevgisiyle...
Yine bir bilgece yaklaşım... İki kutuplu yaşam... bir ikilemden başka bir şey olamıyor dengede kurulmuş ikilem. Düalist bir düşünceyle çatışmak gizliden gizliye, yaşamın tümünü indirgerken iki ana renge; aydınlık, katanlık; doğru ve yanlış... İç hesaplaşmanın benliğimizde kalan izi... Sığındığımız anılar kurtaracak bu düşüncelerden bizi... Çok güzeldi... Severek okudum. Tam puan + ant...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta