İnce uzun parmakları vardı
İnce uzun düşünceliydi
Arada ne ince bir bağ vardı
Ne de uzun
Sıkı sıkıya, yakın, sıcaktı
Koyu kahve, derin gözleri vardı
Kahve fincanı dudaklarına değdiğinde
Gel; n'olursun, içimde umûdum tükenmeden!
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..
Devamını Oku
Gel; bak bu kahrım beni, mağlûb edip yenmeden!
Gel diyorum, gel artık; son bulsun ızdırâbım!
Gel de yüzler süreyim; kıblegâhım, mihrâbım! ..




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta