asabiliğimi kullanacağım hayatın tanımında
eylül yağmurları kadar deli temmuz başakları kadar aç
arızalı takımlar sökemiyor paslanmış imleri
yosunlaşmış dilimdeki engin dalgalar
loş kafalı boş şarjörlü sözcükler patikamda
elinden tuttuğum hayaller sırtımda hançer
yürüyorum ay izlerinde karanlık şaşkınlığında
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



