İMAN VE KÜFÜRDE SINIR (Hazreti Vahşi)
İman öyle bir sırdır ki, kalbe girmeden esrarı çözülmüyor. Kalbe girmesi de her zaman kolay olmuyor. Bazen insanın dünyalar kadar hata ve günah bataklığına saplanıp, tam ebedi bir hayatını mahvedeceği anda, Rabbimin hidayeti ile yüreklere nakşediliyor. Yüreğe giren bir katre iman ise, kendisini insan hayatında güzellik, sevap, hayır ve hasenatla gösteriyor.
Küfür öyle bir karanlık ki; her bir günah insan kalbinde kara bir leke oluşturup, insan yüreğini katran haline dönüştürüyor. Buna inat ve ısrarı eklediniz mi? Katran kuyusuna daldırıyor insanı. Debelendikçe battığının farkına varamıyor maalesef. Ta boğazına kadar katran yükselince, ona uzatılacak ele sarılmayı akıl edenler; hem dünyasını hem de ahretini kurtarıyorlar.
Küfür ile iman arasında gidip-gelen; küfür bataklığında iken yapmadığı günah kalmayan, hatta Efendimiz Hz. Muhammed’in (SAV) Amcası Hz. Hamza’yı (RA) şehit eden, Uhud savaşını hüzne boğan ve sonunda hidayetle şereflenip, kalan ömrünü bu uğurda harcayan, savaştan savaşa, gazadan gazaya koşan bir Sahabeden söz etmek istiyorum. Herhalde kimden bahsettiğimi anlamışsınızdır. Hz. Vahşi’den (RA) bahsediyorum.
O bize hayatıyla şöyle bir mesaj veriyor.
ki kayıp durmakta parmaklarımızdan
Ey şair
yine bölük pörçük anlattın
yine eksik bıraktın bir şeyleri
gün devrilmekte ama sen
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta