Taşın üzerine oturup
Sırtımı duvarına dayadım, köy meydanın
Hafif sıcağımsıydı uzaktan gülen güneş
Başımı yukarı kaldırıp, gözlerimi kapadım
İlkbahardan, yaza bir köprü kurdum
Kızgın güneşin altında, çapa vurup, harman sürdüm.
Tam yazın hayalini kuruyordum ki,
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…



