Biz seninle, farklı şehirlerde esen rüzgarlar gibiyiz sevgilim. Kök salmış ağaçlar gibiyiz. Biz, en deli dalgalara kaya olabilecek kadar cesur, en karmaşık labirentlerde çıkışa varacak kadar güce sahibiz. İşte bunun için, hiçbir zincir kilit vuramaz gözlerime değemesin diye gözlerine. Hiçbir yasak, kanım olmanı, damarlarımda dolaşmanı engelleyemez artık.
Birçok kez kırdım ucunu kelimelerin ve birçok kez dokundum sana, rüyalarımda. Yollar var kenarlarına tek tek hasreti ektiğim. Yıllar var takvimlerin yapraklarını vakti gelmeden yırtıp attığım. Ve tüm bunların önünde, öyle bir sen var ki içimde, adının tek harfi için bile dağları yürütmeye hazır olduğum. Öyle bir sen var ki bende bedenime sinen, derimi kazısam da çıkaramadığım üzerimden!
Şimdi, tüm doğa kanunlarına inat, yanında olabiliyorsam ben, gökyüzüne her gece adını yazdırıyorsam yıldızlara, güvercinlerimi zamansız yolluyorsam göçe, bunun adı aşk değil de nedir sevdiğim? Ah aşk! Notasız bir şarkı düşün, öylesine sessiz ama aynı zamanda öylesine vurucu. İşte bunun içindir seni içimde biriktirişlerim.
Her gece yarınlar dikiyorum artık dünlere. Döndüğünde hazır olacak bugünler büyütüyorum bize. Panjurlarını lila yapıyorum mesela evimizin ve hiçbir yere yazmıyorum bizi. Biri gelip masalımıza sonu gelmeden nokta koyamasın diye.
Biz seninle, çok perdeli bir oyunda başrolleri paylaşan iki küçük çocuk gibiyiz sevgilim. Aramıza girmeleri halinde bütün dünyayı yakacak kadar gözlerini ateş bürümüş, iki küçük çocuk.
Ve ben, sana dokunabileceksem eğer sonunda, mevsimlerin yönünü değiştirebilirim, doğan her çocuğa cinsiyet ayrımı yapmaksızın senin adını verebilirim, gökyüzünün yıldızlarını senin için toplayabilir, kıyamate dahi şahit olabilirim.
İşte tüm bunlar için, her soluk alışımda biraz daha özlerken aslında tenini, amaç sadece kendime acı çektirmekti. Hem zaten, her şey seni biraz daha fazla sevebilmek içindi!
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta