Allah’'ın kuluyum, Resule ümmet
müslümanım derken hiç utanmadım
şucu bucu değil insanım insan
mümin olduğumdan hiç utanmadım
mazlumu savunup zalime küstüm
Tuna, meriç, sakarya; sular denize akar.
ortadoğu kan gölü, feryat vicdanı yakar
krallar hep kumpasçı, talan üstüne talan
birbirine özenen soytarı kıralcıklar…
köşklere saraylara bir maddeye tapan,
teknoliji arttı dostluklar bitti
gizli açık her şey ortaya çıktı
İnternet binlerce yuvayı yıktı
kâbus çöktü binaların üstüne
eski muhabbetler artık olmuyor
Yorgundum bu akşam,
Hem de çok yorgun.
Yatsı namazını kılana Kadar...
Bütün yorgunluğum,
Posbıyıklı ihtiyar gevrek gevrek gülüyor
Başına saç ektirmiş, kelliğini örtüyor
Amerika’ya gidip yüzünü gerdiriyor
Tükenmeden alınız insanlık tükeniyor.
Sur’dan gelecek sesi tanır o gün kulağın
titretir sendeletir, donar elin ayağın.
kimim? neyim? nerdeyim? bu alem neyin nesi.
cennet mi.! cehennem mi.! neresi son durağım?
perdeleri sıyırıp, pencereleri açtım
Gülücükler dağıtır bakışları sahtekâr,
tombalak duruşuyla her yönden taş yuvarlar
sözünde duramadı, şu ayarsız dümbelek.
malesef böylesini, adamdan sayıyorlar…
İka 11.10.2009 Trabzon
gözlüklerin simsiyah görünmüyor gözlerin
hala omuzlarımda senin ayak izlerin
bu omuzlar yük taşır, yine de taşıyacak
sevdasından dönene söyle ne denir alçak
Dost; arkadaş dediğin ne aldatır ne şatar
kendi derdiymiş gibi benim derdime koşar.
ensar ve muhaciri örnek alsa müslüman
ki ; böyle arkadaşlığa bütün canlılar şaşar..
üzülünce üzülür, sevindiğin de coşar
İnsanda hakikat vurur çehreye
gündüzler kararır girer geceye
cüceler devleşti ah yalan dünya
Gel hadi cevap ver bu bilmeceye
lodosta poyrazda deniz şahlanır




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!