Neler çektirdin neler, dedim artık illalah
Nereye gidersen git, arayıp sormam billah
Bir de sadaka verip derim elhamdülillah
Sanma ki ağlayarak, yoluna duracağım
Yıllardır ne buldum ki, şimdi ne bulacağım
El arı, düşman körü diyerek geçti yıllar
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




Bu şiiriniz bana ( sev seni seveni,sevme
seni sevmeyeni mısırda sultan olsa)
sözünü hatırlattı.Dayak Türkiyede kadınlarımızın
derin yarası.....kutlarım.selamlarımla
Güzel bir anlatımdı. Kavgalar, kötülükler ve şiddet olmasın. Bütün insanların birbirine sevgiyle bakmaları dileklerimle. Dilerim bu arkadaşınız da artık şiddet görmüyor olsun. Selam ve saygılar. Hüseyin Sığırtmaç
Boşuna heveslenme, ne hakaret ne dayak
'Koca isem hakkımdır' diyen küf tuttu ayak
İstersen ağla dövün, istersen de kına yak
Kınaları elimle, sana ben karacağım
Yıllardır ne buldum ki, şimdi ne bulacağım
Ah bizim memleketimiz, insanımız gibisi olmaz. Hani atasözümüz var ya, 'kan kusar kızılcık şerbeti içtim' der. Böylesine birkonuyu şiirleştiren yüreğinize sağlık.
Saygılarımla.
Anlamaya çalış, ömrünü sersin
Usa girsin ki aşk, kalbine girsin
İster ki huzuru, erkeği versin
Güven verilmeli, kadınımıza
Şimdi yayında olmayan bir şiirimden dörtlükle kadınlarımızın değerlerince değer görmesi dileğimi iletmek istiyorum. Güzel, duyarlı şiiriniz için sizi tebrik ediyorum.
Sevgi ve saygılarımla.
Tebrikler !
Çok güzel ifade etmişsiniz...Necmettin Özelçi
Bir kez güven vererk, umuda bağlamadın
Her çekip gidişinde hani; az ağlamadım
Dönüşünde yüzüne vurmadım söylemedim
Tenhalarda bağrıma vurmaktan deleceğim
Yıllardır ne buldum ki, şimdi ne bulacağım
..................
Demek ki... çok seviyor....
Tahammül edilmeyecek bir şey aslında dayak...
Anlatım olarak şiir olarak çok güzel. Kutlarım
Dayak güzel değil ama:)
Sevgimle
ümran hanım bir hece hastası olarak sayfanızda ilk okuduğum şiirin hece olması ve harika bir şiir olması beni çoık mutlu etti .sayfanıza bundan sonra uğrayacağım..
saygılarımla...
İnsan yedisinde ne ise yetmişinde de odur demişler ben bunun doğruluğuna inanıyorum. Onun için
arkadaşınıza geçmiş olsun diyorum. Sizi de canı duygularınız için canı gönülden kutluyorum.
Mehmet Ali Şahin
ARKADAŞINIZIN DERDİNİ KENDİ DERDİNİZMİŞ GİBİ NE KADAR DA GÜZEL ANLATMIŞSINIZ.
HEM DE NEFİS BİR ŞİİR OLARAK.
DUYARLI YÜĞREĞİNİZE SAĞLIK.
TEBRİKLER.
GÜLAY OĞUZTÜRK
Aile içinden dışarıya yansımayan bir cefayı
ibret olsun diye çok güzel anlatmışsınız.
Tebrik ederim. en iyi dileklerimle
Ali Rıza Malkoç / Bursa
Bu şiir ile ilgili 26 tane yorum bulunmakta