istanbul deli
yüreğimden bir uçurtma uçururum gökyüzüne
yeşile ala
bir deli rüzgar eser o kukuyu getirir
sallanırım uzun gecelere
aldırmaz olmuş bana istanbul
anılarım vururken yalnızlığın penceresine
bir çığlık oldu düğümlendi boğazıma yaşanmışlıklarım
umutlarım bende gebeyken,doğurganlığı sana bıraktım
gülüşümdü en güçlü siperim....
evet çok güzel söylemiştin:
Dolu dizgin yıllar sonrası,
Hıçkırık ve avuntuyu arındırayım derken,
Hayatı ve sevgiyi öldürmüşüm. Hiçe saymışım yıllarımı.
Seni öylesine özledim ki,
İç çekmelerimle rağmen.
Keşke gönlümü rüzgara verseydim
yapraklar yolları tutmuş
aylardan ekim
sonbaharken mevsimlerden
oturuyorum....
sana yazıyorum yine
bir yudum çay alıyorum
boğaza karşı
sensiz martılara simir atıyorum
sonra vazgeçip
hayatta gördüğün her şey tek bir şeyden ibarettir. Acı tatlı her şey aslında tek şey içindir. Doğarız daha doğar doğmaz birinde elindesin hemen başlanır yaramaz Ya da uslu diye. O anda başlar yorumlar. bebeksin büyümüşüm hiç fark etmez yorumlar daima vardır bebek olsam nedir bebekken de istediğin her şeyi
yapamazsın aslında hep bir müdahale. Küçüksün anlamazsın kızarsın ama bir çikolataya kandırılırsın
sonrası... büyürsün yapmak istediğin bir şeyler vardır yaparsın yine bir müdahale hayata. İki sözle kandırılırsın belki böyle doğru derler bağıramazsın (hayır benim doğrum bu diye) doğrularına göre yaşamak istersin kişiye
uygun olmayınca herkes farklı yorumlanır. Sevemezsin kimseyi doyasıya sevgiye daha müdahale edilir
mümkün müdür ona da bir kup takarlar.
Sonra dersin keşke bir kuş olsam diye. nereye uçacaksın ki gökyüzünde belli yerlere gidebilirsin. Ora da hakim olmak isteyen birileri vardır.hep bir ihtimal böylemi şöylemi
gecenin yarısında başlar yalnızlık
gönlümde deli bir fırtına ve karanlık
sonbahar yaprakları bende:
yeni ve apansızca
düşüyordu
bilirsin karanliktan korkarım ben
bir resim yolla
kendinden bir parça
bende bin parçaya bölünen
tamamen benim olan
duyguların can simidin olsun
Islak yanağınım
gökyüzünde sevdalı bulutlar
elimde geçmişten kalan
ucu yakılmış bir resim
pembeler açıyordu
o zaman
ben seni değil
masum..
kimi zaman durgun bir denizi
kimi zaman fırtınayı sevdim
ben seni sevmedim
dalgaların sahile attığı çakıl taşlarını sevdim




-
Mustafa Er
-
Ferat Ertürk
Tüm Yorumlarçok gsl açıkçası çok beğendim bu arada lise de ingilizce hocamı hatırlattırdınız bana onun da adı ailknur soyadı kılıçtı ve gsl şiir yazzdığını duymuştum neyse yüreğinize sağlık...
Merhaba Saire dost,
Güzel siirlerin var.
Basarilarinin devamini dilerim.
Umarim birgün siir kitabinda olur.
Her günün siir gibi olsun, siir gibi berrak aksin.
KÖKELi OZAN