Şimdi.
Semazenleri daha iyi anlıyorum
Aşk bu sonuçta
Her şekilde baş döndürüyor.
'ilkyMdn'
Merhaba kızım!
Günün sırtından geldim parmak uçlarına dokunmaya
Oysa gün babacığının tamamen sırtında
Ellerine dokunup temizlenmeye geldim kızım
Ne yapsanda aydınlanmayan günler oluyordu siyah perdelerle kaplı odalarda.Her gelen önce geçmişinden hesap sorarcasına bakıyordu yüzüne sonra sorguılara çekiliyordu yüzün bir kaç tatlı sözle kandırırcasına ağzından sevda sözcükleri almaya çalışıyordu kalbini yaralayacak olanlar. Bir açığını kolluyordu, hani açık verdiğin an önce kaval kemiğine tekme atıp yüzünü yere düşürecek hamleyi bekliyordu.O derece gaddardı sevda denen cephedeki askerler susasan matarasından bir damla suyu yere döküp sana vermeyecek kadar. O yüzden göz yaşlarım çoktu her susadığımda dudaklarımın kuraklığını geçirebilmek için. Ağladığım gecelerde her damlada bir isim saklıydı yere düştükçe darmadağan olan her adımda ayaklarımın altını yaran. Koşmak istedikçe özgürlüğün yeşilliklerinde hayatın ciğerim patlarcasına, boğazıma takılıp nefesi kesen karbonmonoksit sevdalarım vardı. İs,kir ve pas kokan ağazlar, kimi öptüysem çürümeye terketti nefesimi, Korkularından arındırmamya çalıştığım kadınlar, Önce korkularından arındılar sonra benden. Bense her defasında bir yüreğe misafir değil ev sahipliği yapmak için Tanrının marketinden aldığım paskalyalarla düzüyordum sofralarımı birde bir fincan kahve hani gelecek olan ziyaretin kısası makbuldur diyerek değil kahvenin kırk yıl hatrı var diyerek kalsın diye....ilkymdn
Nota ben olayım, beste sen
Ritim ben olayım, güfte sen
Bir yerde buluşalım
Bin dilde dolaşılım
En evrenselinden...
Kuşlara yem yerine düş atarım ben
Boğaz köprüsü üstünden kız kulesine doğru
Dilencilerin avucuna hayal bırakırım ben
'Allah razı olsun' desinler diye...
'ilkyMdn'
Hep ağır adımlarla yürüdüm yolları
Ağır ağır çıktım yokuşları,
ağrılarım arttıkça, ağırlaştı gençliğim
Soğuktan korunmak için kaldırdığımı sandınız
yırtık paltomun yakalarını
oysa öyle değildi. Gizlendim sizlerden
Dün gece sensiz bir sabaha uyanmamak için kapatmadım gözlerimi
Bileklerimi kestim defalarca cam kırığı gözlerinle
Resimlerle avunmak gibiydi.
Annem gibiydi sana sarılmak
Babam gibiydi avuçlarındaki tere dokunmak.
Şiir aç şairane düş bahçemde
Kaç satır, kaç mısra susuz büyür bilir misin
Kağıda küskünlüğü olursa bir gün kalemimin
Kıyamet alameti diye bilinsin
*
Melekleri siyaha boyayın işte o zaman
Yalnızlığımı diz kapaklarından kırarcasına
sana uyanıp koştum bu gün
sen yoktun.
Bir surette gördüm seni
Bin surete bürünmüştüm oysa ben
seni sevmek için
Hangi şarkının nakaratında es verdik
kadehler yarıda kaldı da sofraya hakeret etti rakı
Balık bile kılçığına küser ayrılırken
Sen nasıl olurda ayrılık şarkısı söylersin.! !
Çat diye çatlayasım var orta yerinden bir masa gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!