Ben seni
ne zamandan önce bir zamana
ne mekândan arta kalan bir yere sığdırabildim.
Kendinden evvel yok,
ardından gelecek yok...
Bir vuslat umudu gibi
bütün firkatlerin özüsün sen.
Kendini gizleyip duran
bir cemre gibi düşersin içime,
her seherde,
bir çiçeğin açmadan önceki susuşunda.
Ve ben,
bütün hayâl kırıklarımı
senin sesinle onarıyorum
bir isimsiz duâ gibi.
Biliyorum,
ne altınla alınır senin gibi bir öz,
ne aşkın bedeli olur pazarda,
yüzleşirken her gün
kefensiz kalmış sevgilerle...
Sen,
şahsiyetin satılmadığı
o son duraksın,
bir bakışta okunur ama
bir ömürde yazılamazsın.
Ve artık her şey kaygan,
her şey yarım,
her şey—bir etiket fiyatı kadar kıymetli...
Ama sen,
ölçülemeyen bir cevhersin,
fark edilemeyen bir edep
ve silinmeyen bir izsin
vicdanın gizli defterinde.
Ahmet Nejat Alperen
Kayıt Tarihi : 18.7.2025 07:56:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!