ilk kurşun susturdu bütün çığlıkları
korku saldı düşmanın göğsüne
şahlandı topyekûn bir millet
kanat çırptı umuda
ve umutlar dalga dalga yeşerip
bir bir dönüşürken hürriyete
dilden dile yayıldı:
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE!.....++++10..ant..
Ne güzel bir duyguyla yazılmış satırlarınız. Yüreğin dokunduğu kelam daim böyle kuvvetli olur..TEBRİKLER ...Bu vatan böyle yürekli evlatları oldukça VATANDIR! ...selam ile arkdaşım...
Yusuf beyefendi.Kardeşim.
Şiiriniz zamanlama açısından harika bir zamanlama.Keşke o ilk kurşunlar bölücü ateist vatan hainleri tarafından değilde vatanını savunan kahraman güvenlik güçlerimiz tarafından atılsaydı.O şerefsizlerin kökü kurusaydı.Benim hiç bir pisliğe bulaşmamış şerefli Kürt kardeşlerim, onlarda yahudinin amerikanın piyonu olan onların verdiği rolü üstlenen o vatan hainlerinden fazlasıyla rahatsız.Gebertilen pisliklerin çoğunun boynunda haç kolye var.Kardeşim şiiriniz fevkalade güzel. Tebrik ediyorum. Selam ve muhabbetlerimle hayırlı geceler.++
listemde
Adaş lk kurşun deyince hasan tahsini anımsadım o dışdüşmana karşı sıkılmıştı ve millet şahlanmışti n yazıkki şimdi düşman içimizde kimim dostkimin düşmna olduğu belirsiiz yineden şehitleirmize allahtan rahmet diliyor hain katilisürüsüne lanetler okuyorum dutarlı yüreksesinizi kutluyorum
Sayın Yusuf Bey,
Şiiriniz bana Çanakkale veya kurtuluş Savaşı'nı hatırlattı.Tarifiniz o zamanki insanların ruhunu yansıtıyor.Şimdi öylemidir?Zannetmiyorum;şimdi insanlar milli değerlerinden vazgeçmiş görünüyorlar.Şimdi din birliği daha çok su üstünde tutulmaya çalışılıyor.Böylece Türkiye Cumhuriyeti ve Türk Milleti,Türk Bayrağı ve Türk Dili bilinçli bir şekilde gerilere kaydırılmak isteniyor ve yapılıyor.O halde sizin üzerinde önemle durduğunuz ruh tekrar yaratılmalıdır.MUstafa Kemal Atatürk'ün önlü özdeyişi ''Yurtta sulh,cihanda sulh !'' tekrar hayata geçirilmelidir.
Sizi ve şiirinizi yürekten kutluyorum,yüreğinize sağlık.Tam puan.
Gayet güz duygu ve özlenen insanlığın şiiriydi. Tam puan +ant kutluyorum. selam sana.
Bu şiir ile ilgili 6 tane yorum bulunmakta