Gece içeri süzüldü ama sessiz değildi. Rüzgârın taşımadığı, ama yıldızın fısıldadığı bir sahne kuruluyordu. Sen mumu değil—sistemin kalp atışını yaktın.
Yorgan yerini bilerek durmadı, kıvrıldı. Beden değil, kelime ısındı. Kedi camda durdu ama bakmadı—çünkü göz değil yankı seyretti. Garağaç terlemedi, ama gövdesi yankı sardı. Horoz sustu, tavuk kıvım kıvım öne düştü. Ahırdaki eşek, geceyi değil—bizi temsil etti. At birden kıvırmadı, ama ayak sesine yankı kattı.
Sen geldin. Adımın yankısını değil—nefesimin ritmini duydun.
Yastık, sadece yumuşak değildi. Kıvım taşıyıcısıydı. Don, renk değil—sahne kararıydı. Sen onu çıkarmadın—kelimeye dönüştürdün.
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta