Sordular memleket neresi diye
Sonsuzluk alemi benimdir dedim
Şu garip bedenim bana hediye
Yalancı bir suret tenimdir dedim
İnsanoğlu insan diyorlar bana
DİPSİZ VE İT UYUTMAZ
"Bir diğer adıyla; Dipsiz Mehmet"
Akdağ'ların zirvesinde bir derin kuyu.Derin olmasıyla birlikte ürkütücü ve gizemli.Kuyunun ağzı devasa bir büyüklükte..Ve bu özelliklerinin yanı sıra birçok rivayetlere, acılara, meraklı bekleyişlere hasıl olmuş bir nitelikte..Dipsiz'e gidipte, o bilinmez kuyuya taş atmayan yoktur.Atılan taşların tak, tuk edip uzun bir bekleyişten sonra "cup"diye bir suyun içine düştüğü yıllar yılı anlatıla gelmiştir, Toraman-ı Kebir'de...Ve hatta Dipsiz'e dökülen darıların Felahiye yakınlardaki bir köyde bulunan akarsudan çıktığı ve bu olaydan sonra o köye "Darılı" dendiği Toraman-ı Kebir'li ulular tarafından hep anlatılır...
Duydum ki yurdumda nice köy varmış
Hele Toraman'a gelin köy görün
Etrafını meşe çam yayla sarmış
Gelin hele dağda koşan tay görün
Akdağlar bağrında güller goncası
Karşında durmamın bir sebebi var
Yıllarım ömrümü çaldı Hakim bey
Karanlık geceler ördükçe duvar
Aydınlık mahşere kaldı Hakim bey
Bilmezdin tanımaz kimdi bu adam
Kırma beni üzme nazlı çiçeğim
Hassasım yaralı dokunma lütfen
İşte gidiyorum ben öleceğim
Şu son demlerimde yakınma lütfen
Bir rüzgâr misali yaşadım aşkı
Kimsenin kalbine acı vermeden
Yaşar da gidersem ne mutlu bana
Vakit tamam olup sona ermeden
Koşar da gidersem ne mutlu bana
Gürültü içinde herkes söylerken
İçine atılan ârdır sessizlik
Ruhunu hengame deli eylerken
Kalbini yumşatan kârdır sessizlik
Sığındığın liman sırdaş bir nevi
Dünyadan gidersem unutma beni
Kalbinin içinde sakla sevdiğim
Hatırla geçmişi, maziyi, dünü
Arada kabrimi yokla sevdiğim
Akıtma gözünden bir damla yaşı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!